Merkez Bankasından 'enflasyon' açıklaması

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Kasım toplantısına ilişkin buluşma özetlerini yayımladı.

Merkez Bankasından 'enflasyon' açıklaması
25 Kasım 2021 - 15:51

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Kasım toplantısına ilişkin buluşma özetlerini yayımladı. TCMB 100 baz puan indirim yapılan görüşme özetlerini açıkladı.

Para Politikası Kurulu'nun 18 Kasım'daki toplantısına ilişkin özet yayımlandı. Özette, ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 2,39 arttığı, takvim enflasyonun 0,31 puan yükselişle yüzde 19,89 olarak gerçekleştiği hatırlatıldı.

Bu gelişmede, enerji ve tütün gruplarındaki fiyat artışlarının etkisinin öne çıktığı belirli özette, bu dönemde, milletlerarası enerji fiyatlarında önemli artışlar izlenirken, Türk lirasındaki görünümle beraber yurt içi enerji fiyatlarında yüksek fiyat artışlarının gözlendiği kaydedildi.

Özette, üretici firmalarının sigara fiyatlarında artışa gitmeleri sebebiyle tütün ürünlerinin fiyatlarında yaşanan yükselişin tüketici enflasyonuna etkisinin takriben 0,30 puan olduğu bildirildi.

Yiyecek grubu yıllık enflasyonunda bir tedarik gerileme gözlenmesine rağmen yüksek seviyelerin korunduğu aktarılan özette, "Türk lirasındaki gelişmeler, süregelen emtia fiyat artışları ve arz kısıtlarının devamıyla imalatçı enflasyonu daha aşağı gruplar genelinde yükselmiştir. Bu görünüş aşağıda, B ve C endekslerinin takvim enflasyonları sınırlı bir oranda gerilemiş, yakın dönem eğilimlerinde ise bir arz yavaşlama gözlenmesine karşın yüksek seviyeler korunmuştur." değerlendirmesine yer verildi.

Piyasa Katılımcıları Anketi kasım ayı sonuçlarının, enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü güncellendiğine işaret ettiğine değinilen özette, şunlar kaydedildi:

"Öncü göstergeler küresel ekonomideki dinç toparlanmanın, bazı bölgelerde bir tedarik sürat kaybetmekle birlikte, devam ettiğine göze çarpan etmektedir. Yakın dönemde salgının etkisiyle ABD ’de alıcı güven endeksleri düşük seyrederken, bazı Avrupa ülkelerinde tüketici güveninde kısmi bir iyileşme görülmektedir. Küresel iktisadi faaliyette yılın birincil yarısında yaşanan toparlanma ve aşılama oranlarındaki artışa rağmen salgında yeni varyantlar küresel iktisadi etkinlik üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.

Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bir takım sektörlerdeki talep kısıtları ve nakliyecilik faaliyetlerindeki çoğalma milletlerarası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. tarımsal emtia ihracatçısı ülkelerde yaşanan iklim koşullarının küresel yiyecek fiyatları üstünde olumsuz yansımaları görülmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve milletlerarası parasal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları çoğalan enerji fiyatları ve arz-istek uyumsuzluğuna tabi olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. bununla birlikte, çoğu merkez bankası enflasyondaki artışın arızi unsurlardan kaynaklandığı değerlendirmesine alt olarak enflasyondaki yükselişin geçici olduğu kanaatindedir. Bu çerçevede gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici mali duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir."

"YURT İÇİNDE İKTİSADİ FAALİYET DIŞ TALEBİN DE ETKİSİYLE GÜÇLÜ"

PPK özetinde, ekim ayının ikinci yarısından itibaren gelişmekte olan ülke borçlanma senedi piyasaları dalgalı bir seyir izlerken sermaye payı piyasalarında girişler gözlendiği belirtildi.

Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli senet faizlerindeki oynaklık ve küresel parasal koşulların seyrinin gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarına ilişkin riskleri canlı tuttuğu vurgulanan özette, "Laf konusu risklerin Türkiye ’ye karşın portföy akımları kanalıyla yaratabileceği etkilerin, yurt dışarıda yerleşiklerin portföy pozisyonlanmalarındaki mevcut seviyeler dikkate alındığında daha sınırlı kalabileceği değerlendirilmektedir." ifadelerine yer verildi.

Üretici enflasyonunun, Türk lirasındaki görünüm, başta enerji elde etmek üzere süregelen emtia fiyat artışları ve arz kısıtlarına tabi olarak ekim ayında yükseliş kaydettiği hatırlatılan özette, şu değerlendirmeler yapıldı:

"Öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin dış talebin de etkisiyle kuvvetli seyrettiğine işaret etmektedir. Sanayi üretimi eylül ayında arz sıkıntıları kaynaklı fabrika tatilleri ile tarihsel olarak yüksek oynaklık sergileyen kalemler kaynaklı bir önceki aya göre yüzde 1,5 azaldı. Buna karşın, üçüncü çeyrekte sanayi üretimi ikinci çeyreğe tarafından yüzde 1,6 yükselme kaydetti ve yükseliş eğilimini korudu. Ciro endeksleri üçüncü çeyrekte yurt dışı talebin sanayi üretimini desteklemeye devam ettiğine dikkat çekici etmektedir. İmalat sanayi firmalarının gelecek on iki aylık döneme ilişkin yatırım eğilimlerindeki güçlenme devam etmektedir.

Aşılamanın toplumun geneline yayılması salgından olumsuz etkilenen hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olasılık tanımaktadır. Perakende satmak hacmi ve hizmet ciro endeksleri özellikle turizm benzer kalemlerin desteğiyle üçüncü çeyrekte adaleli bir büyüme kaydetti. Aşılamadaki kuvvetli ivme ile birlikte kısıtlamaların hafifletilmesi, turizm faaliyetindeki ve ilgili hizmet kalemlerindeki toparlanma eğiliminin belirginleşmesinde rol oynadı. Dayanıklı tüketim malları talebi yavaşlarken, dayanıksız tüketim mallarında bir toparlanma gözlenmektedir. "

"OLUMLU DIŞ TALEP KOŞULLARI CARİ İŞLEMLER DENGESİNİ POZİTİF ETKİLEMEKTEDİR"

Para Politikası Kurulu görüşme özetinde, istihdamın üçüncü çeyrekteki seyrinin açılma, turizmdeki toparlanma ve kuvvetli seyreden ihracatla birlikte iktisadi faaliyette gözlenmekte olan dengelenme ile uyumlu olduğu vurgulandı.

Üçüncü çeyrekte tarım dışı istihdam artışının yüzde 2,5 ile bir önceki çeyreğe göre hızlandığı belirli özette, şunlar kaydedildi:

"Hizmet istihdamı lokanta-oteller ve perakende ticaret sektörleri öncülüğünde ikinci çeyreğe kadar yüzde 3 artarken, sanayi ve inşaat sektörleri de istihdam artışına katkı maddesi verdi. İş gücüne katılım oranındaki yükselişe rağmen istihdamdaki dinç artışla işsizlik oranı eylül ayı itibarıyla yüzde 11,5 ’e geriledi. Anket göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler, istihdam görünümündeki iyileşmenin ve meslek gücü piyasasındaki olumlu seyrin sürdüğüne dikkat çekici etmektedir.

Olumlu dış talep koşulları cari işlemler dengesini artı etkilemektedir. Geçici dış ticaret verileri, mevsimsellikten arındırılmış altın hariç ihracat ve ithalatın ekim ayında ihracatta daha kaslı elde etmek üzere arttığına ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yükseldiğine muhabere etmektedir. Turizm gelirlerinde ise toparlanma eğiliminin belirginleştiği izlenmektedir. İhracattaki zinde çoğaltma eğilimiyle yılın geri kalanında yıllıklandırılmış cari işlemler dengesindeki iyileşmenin sürmesi beklenmekte, bu eğilimin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için yük talep etmektedir."

"GEÇİCİ ETKİLERİN 2022 YILININ İLK YARISI HER TARAFINDA DA ETKİSİNİ SÜRDÜRMESİNİ BEKLEMEKTEDİR"

Özette, para politikası duruşunun, enflasyon görünümüne yönelik risklerin kaynağına, kalıcılığına ve para politikası ile ne ölçüde kontrol altına alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate alınarak, ihtiyatlı bir yaklaşımla enflasyonun daimi olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirleneceği belirtildi.

Bu doğrultuda politika duruşunun, enflasyon gelişmeleri, enflasyon beklentileri ve bunlar üzerinde kısa vadede etkin olacağı öngörülen geçici unsurlar da dikkate alınarak dezenflasyon sürecini en kısa sürede tesis edecek ve orta vadeli hedeflere ulaşıncaya değin bunun sürekliliğini sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye devam edileceği vurgulanan özette, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte; yiyecek ve ilk önce enerji olmak üzere ithalat fiyatlarındaki artışlar ile arz süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Para politikası duruşunda yapılan güncellemenin ticari krediler üstünde olumlu etkileri görülmeye başlamıştır. Bunun yanına, kişisel kredilerle ilgili gelişmeler yakından takip edilmektedir. Komite, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına karşın analizleri değerlendirerek politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 15 olarak belirlenmesine karar verdi. Komite, talep yönü olan ve para politikası etki alanı dışındaki faktörlerin fiyat artışları üstünde oluşturduğu geçici etkilerin 2022 yılının ilk yarısı her tarafinda da etkisini sürdürmesini beklemektedir. Komite, bu etkilerin ima ettiği sınırlı alanın kullanımını aralık ayında tamamlamayı değerlendirecektir."

"ENFLASYON ÜZERİNDEKİ ISTEK VE MALİYET YÖNÜ OLAN ETKİLER YAKINDAN İZLENMEKTE"

PPK özetinde, TCMB'nin, iklim ve öteki çevre kaynaklı riskleri sınırlandırmak nedeniyle, para politikasının asıl hedeflerinde bir değişikliğe yol açmadan sürdürülebilir finans uygulamalarını uzun vadeli bir politika olarak destekleme kararı dahilinde "Yeşil Ekonomi ve İklim Değişikliği Müdürlüğü" adı altında yeni bir birim kurma kararı aldığı hatırlatıldı. Laf konusu birimin, iklim değişikliğinin mali sistem içerisinde ortaya çıkarabileceği kırılganlıkları ve fırsatları saptama edebilme ve ilgili riskleri azaltmak nedeniyle araştırmalar yapmasının hedeflendiği belirtildi.

Özette, enflasyonun kısa dönemde, başta emtia fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlar olmak üzere arz ve talep yönlü çeşitli unsurların etkisiyle oynak bir seyir izlemesinin beklendiği kaydedildi.

aynı zamanda, geçici etkilerin ortadan kalkmasıyla enflasyonun yeniden düşüş eğilimine dönmesini sağlayacak sıkılıktaki finansal duruşun; enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve mali piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal ve geçici oynaklıklara aleyhinde kayda değer bir tampon işlevi göreceği vurgulanan özette, şu değerlendirmeler yapıldı:

"TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda daimi düşüşe göze çarpan eden zinde göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya dek elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak kararlılık, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki yükselme eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin daimi olarak gerilemesi aracılığıyla makroekonomik istikrarı ve mali istikrarı olumlu etkileyecektir. Bu Vesile Ile, yatırım, üretim ve istihdam artışının dinç ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için yerinde zemin oluşacaktır.

Kredi piyasası, iktisadi etkinlik, arz yönlü unsurlar ve ithalat fiyatlarındaki gelişmeler doğrultusunda enflasyon üzerindeki talep ve maliyet yönü olan etkiler yakından izlenmektedir. Gelişmiş ülkelerdeki para politikası ile küresel risk iştahına ilişkin görünüş, gelişmekte olan ülkelere karşın portföy akımları üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Kurul, para politikasında fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal istikrara yönelik riskleri de gözeten bir girişim sergilemeyi sürdürecektir. Bu bağlamda makroihtiyati politikaların krediler üzerindeki etkisi ile TCMB fonlamasının APİ ve swap işlemleri arasındaki kompozisyonu yakından takip edilmektedir."

Özette, Komite'un, fiyat istikrarının sağlanması için, zinde bir politika koordinasyonuyla bütün paydaşları içeren bütüncül bir makro politika bileşimine gereksinim bulunduğu değerlendirmesini yinelediği ve kararları şeffaf, öngörülebilir ve data odaklı bir çerçevede almaya devam edeceği vurgulandı.(AA)


Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum