Yaklaşık 20 yıl önce dile getirdiği uyarıların ve hayata geçirdiği projelerin bugün daha iyi anlaşıldığını ifade eden Alibeyoğlu, çevreden kültürel mirasa kadar birçok konuda dönemin çok ilerisinde adımlar attıklarını söyledi.
Metsamor Nükleer Santrali konusunda yıllar önce uyardı
Alibeyoğlu'nun en dikkat çeken çalışmalarından biri, Türkiye sınırına yakın konumda bulunan Ermenistan'daki Metsamor Nükleer Santrali'nin oluşturduğu risklere dikkat çekmek oldu. Santralin Kars ve çevresi için ciddi çevresel tehdit oluşturduğunu savunan Alibeyoğlu, bu konuda kamuoyu oluşturmak amacıyla yaklaşık 50 bin imza toplayarak santralin kapatılması için kampanya yürüttü.
Daha sonra Kars'taki sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve iş insanlarıyla birlikte özel izinle Ermenistan'ın Gümrü kentine giden Alibeyoğlu, burada yaptığı konuşmada, "Küçük hesaplar yaparak büyük olmaya çalışmayın" mesajını vererek, iki ülke arasında diyalog ve ortak geleceğin önemine dikkat çekti.
Uluslararası platformlarda da konuyu gündeme taşıyan Alibeyoğlu, 1 Mayıs 2004 tarihinde Türkiye'den bir grup belediye başkanıyla birlikte ABD'nin New York kentinde düzenlenen, Hiroşima ve Nagazaki belediye başkanlarının öncülük ettiği nükleer silah karşıtı yürüyüş ve mitinge katıldı. Binlerce kişinin yer aldığı etkinlik kapsamında Birleşmiş Milletler binasında dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile görüşen Alibeyoğlu, düzenlenen panelde Metsamor Nükleer Santrali'nin oluşturduğu tehlikeyi ve Karabağ meselesini uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.
İnsanlık Anıtı ile Kars'ı dünya vitrinine taşımayı hedefledi
Naif Alibeyoğlu'nun en çok ses getiren projelerinden biri ise heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından tasarlanan İnsanlık Anıtı oldu. Türkiye-Ermenistan sınırında barış ve kardeşliği simgelemesi amacıyla hayata geçirilen proje, yalnızca Kars'ın değil Türkiye'nin uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlayacak önemli bir kültür yatırımı olarak değerlendiriliyordu.
Yaklaşık 120 bin liralık maliyet ve büyük ölçüde sponsorluk desteğiyle yapımına başlanan anıtın tamamlanması halinde Kars'ın dünya çapında tanınan kültür kentlerinden biri olacağı öngörülüyordu. Ancak eser henüz tamamlanmadan "ucube" tartışmalarının odağı haline geldi ve dönemin Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş döneminde yıkıldı.
Anıtın yıkılması; sanatçılar, akademisyenler, yazarlar ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun tepkisini çekmesine rağmen süreç durdurulamadı. Bugün ise İnsanlık Anıtı'nın, Kars'ın kaçırdığı en önemli kültür ve turizm fırsatlarından biri olduğu yönündeki değerlendirmeler yeniden gündeme geliyor.
Tarihi dokuya uygun taş parke yollar yeniden hayat buldu
Alibeyoğlu döneminde gerçekleştirilen önemli çalışmalardan biri de kentin tarihi kimliğini ortaya çıkaran taş parke yol uygulamaları oldu. Yaklaşık 40 yıl Rus işgali altında kalan Kars'ın Baltık mimarisiyle uyumlu şehir dokusunu korumayı amaçlayan belediye yönetimi, asfalt yerine doğal taş parke kullanarak cadde ve sokakları yeniden düzenledi.
Uzun ömürlü olması ve tarihi görünümü koruması nedeniyle tercih edilen taş yolların yüz yılı aşkın süre kullanılabilecek şekilde inşa edildiğini belirten Alibeyoğlu, ilerleyen yıllarda bu yolların üzerine yeniden asfalt dökülmesinin hem tarihi kimliğe hem de yapılan yatırımlara zarar verdiğini ifade etti.
İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.