Esenyurt bugün bu noktaya geldiyse, bunun en önemli nedenlerinden biri Necmi Kadıoğlu gibi belediye başkanlarının izlediği anlayıştır. Kenti plansız biçimde imara açarak, rant için göçü pompaladınız. Esenyurt Anadolu’nun dört bir yanından gelen insanların göç ettiği bir yer haline geldi. Ancak bu göçü sağlıklı bir kentleşme politikasıyla yönetmek yerine, beton rantı öncelendi. Sonuçta Esenyurt, kent kültürünün geliştiği bir yaşam alanı olmaktan çıkarılıp büyük bir beton yığınına dönüştürüldü.
Bu nedenle önce şu sorunun cevabı aranmalıdır: Bu ülkenin insanları neden doğup büyüdükleri toprakları terk etmek zorunda kaldılar? Göç edenlerin büyük çoğunluğu yoksul insanlardı. Yeni yaşam alanlarında ağır bir hayat mücadelesi verdiler. Fakat yerel yönetimler olarak sizler bu insanlara ne yeterli desteği sundunuz ne de kent yaşamına uyum sağlamaları için gerekli sosyal ve kültürel ortamı oluşturdunuz. Bu yüzden kentlileşme süreci sağlıklı bir şekilde ilerleyemedi.
Oysa bir zamanlar Doğu’nun en uygar kentlerinden biri olan Kars’a Karadeniz’den insanlar çalışmaya, okumaya geliyordu. Kars, kültürü, eğitimi ve toplumsal yaşamıyla Türkiye’nin en gelişmiş kentleri arasında gösteriliyordu. Bugün Kars’tan ve Anadolu’nun farklı bölgelerinden göç etmek zorunda kalan yoksul insanların gittikleri yerlerde yaşam mücadelesi içinde geri bırakılmış olmalarının sorumluluğu onlara değil, insanı ve kenti merkeze almayan anlayışadır.
Burada sadece Karslıları dillendirmeniz manidar olmuştur.
Sizler, rant odaklı betonlaşmanın dışında bir vizyon ortaya koyamadınız. Kenti büyüttünüz ama kent kültürünü büyütemediniz. Bu nedenle bugün yaşanan sorunların sorumluluğunu göç eden insanlarda değil, yıllarca sürdürülen yanlış belediyecilik anlayışında aramak gerekir. Esenyurt’un bu hale gelmesinin asıl müsebbibi de budur.
İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.