Veda: COVID-19'dan ölen en az 2 gazetecinin basın kartı yoktu

İktidarın basın kartını şart koşması nedeniyle sahadaki yüzlerce gazeteci öncelik sırasının dışında kaldı ve COVID-19 salgını tırmanırken hâlâ aşı olamadı. Son bir yılda kaybettiğimiz 20’yi aşkın gazeteciden en az ikisinin basın kartı yoktu.

Veda: COVID-19'dan ölen en az 2 gazetecinin basın kartı yoktu
19 Nisan 2021 - 09:48


Koronavirüs yüzünden aramızdan ayrılan gazetecileri meslektaşlarına sorduğumuz “Veda” yazı dizisinin ilk bölümünde, kayıplarımızın birer sayı değil, insan olduğunu, 10 kısa portre üzerinden bir kez daha vurgulamak istedik. 
Türkiye’de bugüne dek en az 22 gazeteci COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Son olarak geçen hafta Metin Türkyılmaz’a veda ettik.

Ateş düştüğü yeri yaksa ve kuşkusuz bu vefatlar en çok aileleri ile sevenlerini yıksa da, bir gazetecinin ölümüyle aslında tüm toplum çok şey kaybediyor. 

SARS-CoV-2’ye yakalandıktan sonra yaşama veda eden gazetecilerden 10’unun yakınlarıyla konuştuk. Hemen hepsi bu gerçeği vurguladı.

“Veda” dizisinin ilk bölümünde; Kars, Adıyaman, Malatya, Van, Osmaniye, Diyarbakır, Mardin, Gaziantep ve Şanlıurfa’da koronavirüse yakalanarak hayatını kaybeden 10 gazeteciyi, meslektaşlarının tanıklıklarıyla anıyoruz.

Hıdır Keleş: Sadece halkın çıkarı için gazetecilik yapıyordu


Hıdır Keleş, 1972 yılından bu yana Kars’ta gazetecilik yapıyordu. Halk gazetesinin sahibi ve Kars Gazeteciler Birliği’nin ortağıydı. 2 Aralık 2020’de aramızdan ayrıldı. Bu vefat Kars’ta geniş yankı buldu. Farklı, hatta zıt görüşlere sahip insanlar yasta birleşti. 

Kendisi gibi gazeteci olan oğlu Çetin Keleş, babasının gazetecilikten başka mesleği olmadığını söyledi. Onun, hayatı boyunca demokrasiyi savunan bir insan olduğunu belirten Keleş şöyle konuştu: 

Tam bir baba ve ailesine düşkün bir insandı. Bugüne kadar kimseyi kırmadı, asla kalemini satmadı. Çıkardığı gazeteyi ücretsiz dağıtıyordu. Yaptığı habercilik nedeniyle hakkında birçok dava açıldı. Savunduklarından asla geri adım atmadı. O benim idolümdü. Hem meslektaşları, hem de Kars halkı onu çok severdi. O da Kars halkını çok severdi. 
Babam, sadece halkın çıkarı için gazetecilik yapıyordu. Hep halk için yazdı ve halk için mücadele etti. Ben de oğlu olarak onun bıraktığı onurlu mesleği sürdürerek 1972 yılında bu yana her gün biriktirdiği arşivini, internet haber sitemizden ve gazetemizden yayımlayacağım.

Hacı Bozkurt: Ne iktidarın kalemi oldu, ne de muhalefetin silahşoru


Merkezi Adıyaman’ın Kâhta ilçesinde bulunan Kommagene Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanı 66 yaşındaki Hacı Bozkurt, 13 Ekim 2020’de dünyaya veda etti. Kâhta’da ulusal ve yerel basında çalışan meslektaşı İsmail Kaya, 40 yıl gazetecilik yapan Bozkurt için şunları söylüyor:

Hacı Bey’i böyle bir kısa bir yazı ile anlatmak en zor görevlerden biri. Ben onunla yaklaşık 15 yıl mesai arkadaşlığı yaptım. Ajanslarımızın, gazetelerimizin, cemiyetlerimizin adı değişik olsa da, onunla yüzlerce habere beraber gitmenin, beraber koşmanın, beraber yorulmanın mutluluğunu yaşadım yıllarca. 
Onun kişiliği kalemine yansırdı, gerçekleri yazmaya gayret etti. Hep ilkelerini ön planda tutardı. Güler yüzlü, yumuşak sözlü olduğu kadar, objektif ve tarafsız bir çizgi ile yaşadı, yazdı ve bize örnek oldu. Yarım asırdan fazla bir zaman diliminde kendini basın mesleğine adamış duayen bir usta gazeteci idi. 
Mürekkebi hep haklıdan yanaydı. Ne iktidarın kalemi oldu, ne de muhalefetin silahşoru. Tek gayesi, yaptığı habercilik ile gerek memleketine, gerekse insanlığa faydalı olmaktı. Biz sadece bir gazeteciyi kaybetmedik, bir değerimizi, bir kanaat önderimizi, bir abimizi kaybettik. Onu rahmet ile anıyorum.

Akif Çelik: Malatya basını için çok büyük bir kayıp


30 Kasım 2020’de aramızdan ayrılan Akif Çelik 20 yıla aşkın bir süredir Malatya’da mesleği sürdürmesine rağmen sarı basın kartı olmayan gazetecilerden biriydi.

Nethaber muhabiri Nevzat Kanar, Çelik’in kentte çok sevilen bir gazeteci olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

Malatya’da yediden yetmişe herkes Akif Abi’yi çok severdi. Çok aktif ve cana yakın bir insandı. Akif Abi’nin ölümü, Malatya basını için çok büyük bir kayıptır. Biz basın mensupları başta olmak üzere, tüm Malatya’yı derinden üzdü.

Hikmet Bakan: Yıllarca TV muhabirliği yaptı, basın kartı alamadı


COVID-19’dan dolayı yaşamını yitiren bir diğer deneyimli gazeteci, Hikmet Bakan. Yakınları, Van’da yaşayan gazetecinin, başta Show TV olmak üzere yıllarca birçok televizyon kanalı ile haber ajansı için bölgede muhabirlik yaptığını, ancak basın kartı taşımadığını söylüyor. 

Meslektaşı İshak Kara, 5 Kasım 2020’de aramızdan ayrılan Bakan’ı şu sözlerle anıyor: “Hikmet Abi ile birlikte çalışma fırsatı buldum. İşini çok severek yapan bir gazeteciydi. Ölümü bizleri çok derinden üzdü.”

Muhammet Arbağ: Gayretli, çalışkan bir gazeteci


Osmaniye’de bugüne dek en az iki gazeteci COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Muhammet Arbağ 13 Kasım’da, İsmail Has 24 Aralık’ta aramızdan ayrıldı.

Arbağ, TRT’nin Osmaniye bürosunda çalışıyordu. Meslektaşları onu “gayretli, çalışkan bir gazeteci” olarak tanımlıyor. Osmaniye Başak gazetesinin sahibi Bahri Çolpan, Arbağ için, “Çok sevilen bir insandı. Çok üzgünüm” diyor. 

İsmail Has: Entelektüel, dürüst, samimi bir gazeteci


Gazeteci İsmail Has’ı da “değerli bir meslektaş” olarak hatırlayan Çolpan, şunları söyledi:

İsmail Has, çok iyi biri ve entelektüel bir insandı. Dürüst ve samimiydi. Herkes tarafından çok sevilirdi. Haberlere hep beraber giderdik. İsmail’in üç çocuğu vardı. Bugün ailesi çok zor durumda, çocukları ortada kaldı.

Yılmaz Tarancı: Herkesin yardımına koşardı


28 Kasım’da hayata gözlerini yuman Diyarbakırlı Yılmaz Tarancı, son dönemde kentteki bir hastanenin basın birimi sorumluluğunu yürüten bir fotoğrafçıydı. Gazeteci Sertaç Kayar onu şöyle anlatıyor:

Yılmaz çok iyi bir arkadaş ve dosttu. Herkesin yardımına koşardı. Çevresinde çok sevilen biriydi. Zaman buldukça Sur sokaklarında fotoğraf çekmeye giderdi. Cahit Sıtkı Tarancı’nın torunlarındandır. 

Sabahattin Kaya: Tüm gayreti ilçeye yararlı olmak içindi


Mardin’de 25 yıldır gazetecilik yapan Sabahattin Kaya, 9 Kasım 2020’de aramızdan ayrıldı. Konuştuğumuz bir yakını onu şöyle anlatıyor:

Çok değerli bir kardeşimizdi. Onun adına bir park yapıldı. Önümüzdeki günlerde açılacak. Çok hayırsever biriydi. 25 yıldır Anadolu Ajansı ve TRT’de çalıştı. Tüm gazetecilere yardımcı olurdu. Amacı para kazanmak değildi. Tüm gayreti, ilçe halkına yararlı olmak ve insanlara yardımcı olmak içindi. Tanımadığı insanlara bile yardımcı olurdu. 73 yaşındaydı. Diyarbakır’dan ve başka bölgelerden gelen tüm gazetecilere yardımcı olurdu. İşte Kaya, böyle bir insan ve gazeteciydi.

Cengiz Koncuk: Halk için gazetecilik yapıyordu


Gaziantep Amatörce gazetesinin sahibi Cengiz Koncuk, 30 Ekim 2020’de vefat etti.  

Meslektaşı ve arkadaşı olan Güneş gazetesi muhabiri Mikail Tanrısever Koncuk, onun hakkında şunları söylüyor: “Cengiz Abi çok sevilen bir insandı. Çok uzun yıllardır bölgede gazetecilik yapıyordu. Daha 54 yaşındaydı. Halk için gazetecilik yapıyordu.”

İbrahim Toru: Urfa’da mütevazı kişiliğiyle bilinirdi


Şanlıurfa’da Kanal Urfa isimli televizyon kanalının yönetim kurulu başkanı olan gazeteci İbrahim Toru ise 25 Eylül 2020’de hayata gözlerini yumdu. Gazateci Ferhat Özer, Toru’yu şöyle anlatıyor:

Toru, fakirlerin ve kimsesizlerin babasıydı. Urfa’da mütevazı kişiliğiyle bilinir. 2 Mayıs 1972 yılında, 11 çocuklu bir ailenin ikinci evladı olarak doğmuştu. Çocuk yaşta çalışmaya başladı. Urfa’da yediden yetmişe herkesin sevdiği bir insandı. O, çocukların ve gençlerin hayırsever dostu ve kardeşiydi.

73 ülkede 1060 ölüm: En çok gazeteci kaybeden ülkelerden biriyiz

İsviçre merkezli sivil toplum kuruluşu Press Emblem Campaign (PEC), Mart 2020’de başlayan küresel salgında 73 ülkeden 1060 gazetecinin COVID-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini bugün açıkladı.

PEC’in geçen yıla dair raporuna göre Türkiye, 20 vefat ile, 2020 yılında dünyada en çok gazetecinin COVID-19 nedeniyle öldüğü sekizinci ülke olmuştu. Son bir ayda deneyimli gazeteciler Metin Türkyılmaz ve Seçkin Türesay’ı da kaybettik.

Bazı ülkelerin gazetecilerin ölümlerini raporlamaması ve hayatını kaybeden gazetecilere test yapılmaması nedeniyle gerçek sayıların çok daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

Sağlık Bakanlığı’ndan tartışmalı uygulama

Türkiye’de yeni koronavirüs salgını, 2021 ile birlikte birinci dalganın üçüncü zirvesine hızla çıktı.

Meslek örgütlerinin bu yöndeki çağrılarına uzun süre cevap vermeyen Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na giden bir gazeteciye COVID-19 tanısı konması üzerine gazetecileri aşıda öncelikli grup listesine aldı. Ancak sadece basın kartı olanların bu listeye dâhil edilmesi ve sahada çalışan gazetecilerle diğerleri arasında bir ayrım yapılmaması tepki çekti.

Basın İş Kanunu’na tâbi olarak çalışan, fakat basın kartı alamayan veya basın kartı iptal edilen çok sayıda gazeteci var. Sahada aktif görev yaptığı hâlde işvereni tarafından bu kanuna bağlı olarak sigortalandırılmayan veya internet medyasına çalıştığı için kapsam dışında kalan da yüzlerce gazeteci bulunuyor.











 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum