Ozanlardan uyarılar - kars haber

ATTİLA AŞUT [email protected] 2022.05.16 04:00 GÜNCEL 16.05.2022 04:00 Ozanlar dil kuyumcularıdır.

Ozanlardan uyarılar - kars haber
16 Mayıs 2022 - 09:19
author
ATTİLA AŞUT
[email protected] 2022.05.16 04:00

GÜNCEL 16.05.2022 04:00

Ozanlar dil kuyumcularıdır. Dili ince ince işler, bitmiş üretir, yaratırlar…

Sanal ortamdaki Türkçe savrukluğu biliniyor. Orada çoğu insan, “arka bahçesi” gibi yaklaşıyor dilimize. Bu duruma tepki gösteren duyarlı kalemlerimiz var. Onlardan biri de ozan ve tercüman Tarık Günersel. Türkçesi varken yabancı kelime kullanılmasına karşısında çıkıyor. Keza gerekmediği yerde pasif tümce kurulmasını da eleştiriyor:


“Her dil değişir. Kimi şansın dönmesi birilerinin hoşuna gider veya gitmez. Ne yazık oysa dildeki kazanımlar güme gidiyor. Örneklemek icabında: Dayanarak varken ‘istinaden ’, gündem varken ‘ajanda ’, ilgili varken ‘alakalı ’, garip varken ‘yıkıntıilginç ’, kuşak varken ‘jenerasyon ’, sözlük varken ‘lügat ’, umut varken ‘ümit ’, yenilgi varken ‘mağlubiyet ’ (yendi çağrıda bulunmak varken ‘mağlup etti ’)…

dahası düşüncesiz ek kullanma hastalığı var: ‘Yapı yapılmaya başladı ’ çağırmak varken ‘Bina yapılmaya başlandı ’ denmesi hatalı, lakin yayıldı. ‘O Kadar dendi ’ çağrıda bulunmak varken ‘Öyle denildi ’ yaygın. ‘Yemek Yemek yendi ’ yerine ‘yemek yenildi ’ denmesi de…

allah ’a ısmarladık ’ yerine ‘hoş bir şekilde kal ’ yayıldı. Ben ‘allah ’a ısmarladık ’de direnenlerdenim. Fakat bu arada ‘güzelce kal ’ dendiğinde bundan böyle sinirlenmemeye çalışıyorum!”

***

“YAPMAK” MI, “GERÇEKLEŞTİRMEK” Mİ?

Fransa ’da yaşayan bir başka ozan ve çevirmen arkadaşımız Aytekin Karaçoban ise “gerçekleştirmek” yerine son dönemde yaygın biçimde “yapmak” eyleminin kullanılmasından yakınıyor:

“Sevgili Ağabey anımsarsınız, çok eskiden ‘yerine getirmek ’ eyleminin yerli yersiz kullanılması üstüne oldukça yazı yazmıştınız. Bunun etkisiyle mi, yoksa diğer nedenlerle mi bilmiyorum, ‘yapmak ’ eylemi ortadan yitti. İşin en hazin yanı buluşma, merasim, şiir okuma etkinliği vb. yapılmıyor artık, gerçekleştiriliyor! Bunları gerçekleştiren şair, yazar, gazeteci sayısı da artan bir şekilde artıyor. Evet, yurttaş toplantı yapmıyor, merasim yapmıyor, şiir okuma etkinliği yapmıyor, hep gerçekleştiriyor! O nedenle siz de köşenizde bu konuda bir yazı gerçekleştirseniz iyi olacak diye düşünüyorum! Selamlar, saygılar.”

Aytekin arkadaşımız, bu ironik iletisiyle haklı bir uyarıda bulunuyor. Biz daha önce “yerine getirmek” eyleminin ad tabanlı sözcüklerle birlikte kullanılmasının yanlışlığı üzerinde fazla durduk aslında. Lakin şart değişmedi. Bilhassa TV muhabirlerinin ve sunucularının ağzında önlenemez bir yaygınlığa ulaştı bu eylem kalıbı. Örneğin “giriş yaptı” sözü, Açlık Gürses ’cilt Can Coşkun ’a, İrfan Değirmenci ’den Şule Okumuş ’a, hemen bütün ekran yüzlerinin dilinden düşmüyor! Fakat “gerçekleştirmek” sözcüğünü yerli yerinde uygulamak varken çöpe atmakla da büyük yanlış yapıyoruz. Bu eylemin onlarca başvuru biçimi var dilimizde. Bunu atıp yerine "gerçekleştirmek" sözcüğünü koyarsak, Aytekin Karaçoban ’ın sergilediği komik duruma düşeriz…

***

“ARAYA GİTMEK”

Bu uyarı da tekrar gurbetteki Türkçe dostu bir yazar ve ozandan geliyor. Yıllardır Hollanda ’da yaşamış Haydar Eroğlu ile zaman zaman “Türkçenin sorunları” üstüne sanaldan yazışırız. Son mektubunda, televizyon sunucularının bir söylemine dikkatimizi çekiyor:

“Merhaba Attila Ağabey. Size çoktandır kâğıda dökmek istediğim bir konu var. İlk kez şair Duran Okumuş ’ın farkına varıp dillendirdiği konu şu: Ahali TV ve Tele1 kanallarında bile sunucular, ‘Bir araya gidelim ’ veya ‘araya gidiyoruz ’ diyorlar. Fakat ‘araya gitmek ’, ‘ziyan olmak ’ anlamında bir deyimdir. Yusuf Ziya Bahadınlı ’nın Türkçe Deyimler Sözlüğü ve Kaynakları ’nda ‘araya gitmek ’ için şöyle deniyor: ‘İşe haylaz ışık halkası varmak. ’ Bu konuda da yazarsanız olur, yanlış düzeltilir belki. Saygılarımla.”

“Ara”yı, “İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açık sözlülük, aralık, aylaklık, °mesafe” ve “İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, °fasıla” diye açıklıyor sözlükler. “Araya gitmek” deyimi ise “harcanmak, kaybolmak” olarak tanımlanıyor. “duraklamak” de “Bir işi -daha sonra baştan açmak üzere- kısa süreliğine vazgeçmek” anlamına geliyor. Böyle olunca, “araya gitmek” yerine “reklamlar için kısa bir ara” ya da “acilen 10 dakika reklam arası / molası veriyoruz” aramak bana daha dürüst geliyor.

Lakin derhal eklemeliyim fakat Türkçemizin bundan fazla daha büyük sorunları var!

***

HAFTANIN NOTU

Ahmet Say ’ın devrimci kalıtı

Geride bıraktığımız hafta, kayda değer bir aydınımızı daha öte yakaya yolcu ettik. Uzun süredir önemli sağlık sorunları yaşamış 87 yaşındaki Ahmet Say da ayrıldı dünyamızdan.

O, fazla yönü olan bir insandı. Yazardı, müzikologdu, yayıncıydı ama en kayda değer özelliklerinden biri de örgütçülüğü idi. Çünkü devrimci mücadeleden geliyordu. 1967 yılında Ulusal Demokratik Köklü Değişiklik (MDD) hareketinin yayın organı olarak çıkmaya başlayan haftalık Türk Solu dergisinin sorumluluk sahibi müdürlerinden biriydi. Bu yüzden değerinde ödemiş, hapis yatmıştı. daha sonra Türkiye Yazıları gibi etkili bir yazın dergisinin önde gelen kurucuları arasında yer aldı. Onun manâlı başarılarından biri de Edebiyatçılar Derneği ’nin kuruluşuna öncülük etmesiydi. Natürel, Fazıl Say gibi bir müzik dehasının yetişmesindeki büyük katkısını da unutmamak gerekir. Olur Ya de bu yüzden, son yıllarda “Fazıl Say ’ın babası” diye anılmaya başlamıştı! Cenaze törenindeki kalabalığı da birazcık buna yordum ben.

Çağdaş Sanatlar Merkezi ’nde düzenlenen yolcu etme törenine fazla sayıda yazar, ozan, usta, gazeteci ve siyasetçi katılmıştı. Fazıl Say, katılımcılara teşekkür konuşmasının arkasından, birkaç ay önce bestelediği "Babam Ahmet Say" parçasını topluluk önünde öncelikle seslendirdi. Daha Sonra “Kara Toprak” bestesini çaldı… Duygu yüklü bir piyano dinletisiydi…

***
Ahmet Say, sözünü esirgemeyen bir devrimciydi. Yanlış gördüğü her şeye tepki göstermekten çekinmezdi. ÇSM ’deki töreni izlerken, bir yandan da eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk ’ü 30 Ocak 2012 ’de bu salonda protesto edişini anımsadım. “Hayata Dönüş Operasyonu”nun sorumlularından biri olarak gördüğü eski bakanı protesto etmesi o gün hoş karşılanmış ve dışarı çıkarılmıştı. Ancak benzer salonda bugün Ahmet Say ’ın tabutu önünde saygı duruşu ve uğurlama töreni yapılıyordu!

Ahmet Say ’ın ölümü, gerçeklerin ne denli direngen ve devrimci olduğunu bir defa daha gösterdi bize.

Günün Kayda Değer Manşetleri Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum