Osman Kavala, Avrupa Konseyi gündeminde: Bakanlar Komitesi, Türkiye aleyhine ihlal sürecinin başlatılıp başlatılmamasını oylayacak

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin bugün başlayacak ve üç gün sürecek toplantılarında Osman Kavala ile ilgili alacağı karar, Türkiye'nin Avrupa ile demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları ile ilgili ilişkilerinde çok daha negatif yeni bir sürecin başlangıcını oluştur.

Osman Kavala, Avrupa Konseyi gündeminde: Bakanlar Komitesi, Türkiye aleyhine ihlal sürecinin başlatılıp başlatılmamasını oylayacak
30 Kasım 2021 - 03:46

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin bugün başlayacak ve üç gün sürecek toplantılarında Osman Kavala ile ilgili alacağı karar, Türkiye'nin Avrupa ile demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları ile ilgili ilişkilerinde çok daha negatif yeni bir sürecin başlangıcını oluşturabilir.

Konsey'i oluşturan 47 ülkenin temsilcileri, Türkiye'nin 4 yıldır cezaevinde tuttuğu Osman Kavala'nın yargılandığı davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (AİHS) ihlal ettiği gerekçesiyle "ihlal sürecini" başlatıp başlatmamayı oylayacak.

Üçte iki çoğunluk sağlanması halinde Türkiye'ye yaptırıma varacak bir işlem başlamış olacak. Bu durumda Türkiye, Azerbaycan'dan sonradan bu prosedüre emrindeki tutulan ikinci ülke olacak.

Kavala kararı öbür öneme sahip

Avrupa Konseyi'nin karar organı olarak atama yapan Bakanlar Komitesi, bugünden itibaren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce (AİHM) verilen fakat üye devletlerce bugüne değin uygulanmamış kararları ele alacak ve bundan sonradan atılması gereken adımları kararlaştıracak.

Bu toplantılarda Türkiye, arasında iş insanı Osman Kavala ile eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın davalarının da olduğu 6 hukuki süreçle ilgili yer alacak. Bunlar arasında, AİHM'in 2020 yılının Mayıs ayında sonuçlandırdığı ve Türkiye'nin hemencecik özgürlük bırakması gerektiğine hükmettiği fakat Türkiye tarafından uygulanmayan Osman Kavala ile ilgili karar farklı bir öneme sahip.

Bakanlar Komitesi, Eylül ayında yaptığı toplantıda Kavala'nın 30 Kasım'a kadar serbest bırakılmaması durumunda Türkiye'ye karşı "ihlal süreci" başlatılmasını gündeme alacağını kaydetmişti.

26 Kasım'da yapılan duruşmada, Kavala'nın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi gözlerin Strasbourg'da yapılacak toplantılara çevrilmesine neden oldu.

Hukuki süreç nasıl gelişti?

İş insanı ve Anadolu Kültür isimli sivil toplum kuruluşunun kurucusu Osman Kavala, 2013'teki Yolculuk Parkı protestoları zarfında Ekim 2017'de anayasal düzeni ve hükümeti ortadan kaldırma suçlarını aranjör Türk Cinayet Kanunu'nun 309 ve 312. Maddelerince tutuklandı. Haziran 2018'de AİHM'e başvuran Kavala, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel uygulama hakkını da kullandı ama yüksek duruşma başvuruyu reddetti.

AİHM, Aralık 2019'da aldığı bir kararla, Osman Kavala'nın tutukluluğunun AİHS'in 5.1, 5.4 ve 18. maddelerine aykırı olduğunu belirtti ve derhal özgürlük bırakılması çağrısında bulundu. AİHS'in 18. Maddesi, devletin vatandaşların sahip olduğu yargı ve özgürlüklerin kullanımını "kendi sınırları içerisinde düzenleme bahanesiyle, ulusal mevzuat ya da ilkeyi korumak namına, gerçekten bu yargı ve özgürlüklere ilişkin hakkın kullanımını zorlaştırma amacı taşıyan ayrıntılı tedbirler alarak bu hakkı ortadan kaldırmamasını" amaçlıyor.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Demirtaş ve Kavala'nın serbest bırakılmasını istek etti Avrupa Konseyi, AİHM'in Osman Kavala kararları uygulanmazsa Türkiye'ye karşın ihlal prosedürü başlatacak

Avrupa Konseyi

İki ay gecikmeyle AİHM kararını uygulayan İstanbul 30. Ağır Canice Mahkemesi, 18 Şubat 2020'de Kavala'nın beraatine karar verdi fakat benzer gece 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ile ilgili başka bir dosyadan dolayı Kavala her tarafta gözaltına alındı. Anayasal düzeni dağıtmak suçunun yanına askeri ve siyasal casusluk suçlamasının da eklendiği Osman Kavala'nın yargılandığı Gezi davası, 2021'de Çarşı davası ile de birleştirildi ve tutuklu avukatları ve AİHM'in serbest bırakma çağrıları mahkemelerde cevap bulmadı.

Bakanlar Komitesi, önce Haziran sonradan da Eylül aylarında yaptığı toplantılarda Türkiye'ye kararı dilekçe çağrısı yaptı. 16 Eylül toplantısında, Kavala'nın 30 Kasım'a dek bağımsızlık kalmaması durumunda "ihlal prosedürü" uygulamasına geçeceği uyarısında bulundu.

Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verildi Osman Kavala: Adil yargılama imkanı kalmadı, duruşmalara katılmam ve savunma yapmam anlamsız

İhlal prosedürü nasıl işleyecek?

AİHS'e taraf olan ülkeler, AİHM kararlarına uymayı vaat etmiş oluyorlar. Fakat özellikle demokratik düzeyleri gelişmemiş, bağımsız ve objektif yargı mekanizmalarına sahip olmayan ülkeler, siyasi süreçleri ve aktörleri ilgilendiren davaların sonuçlarını uygulamaya yanaşmayabiliyorlar.

Ulusal çıkarlar ve ırksa haklar laf konusu olduğunda bazı AB ülkelerinin de AİHM kararlarına uymadığı biliniyor. Türkiye, kendisine dönük eleştirilere yanıt verirken Yunanistan'ın Batı Trakya Türkleri'nin haklarıyla ilgili AİHM kararlarına uymamasını hatırlatıyor.

AİHM kararlarının uygulanmasını Avrupa Konseyi'nin kuruluş amaçlarının kayda değer bir parçası olarak görebilen Strasbourg merkezli kurum, kararların uygulanması için taraf ülkelerle yoğun bir bahis gerçekleştiriyor ama gerçi karar uygulanmazsa çok sık olmamakla beraber AİHS'in 46. Maddesine dayanarak ihlal prosedürünü harekete geçiriyor.

Avrupa Konseyi, 2010 senesinden bu yana sadece Azerbaycan'a aleyhinde böyle bir adımı 2017'de atmış ve Bakü yönetimi Aliyev yönetimine muhalif İlgar Memmedov hakkındaki suçlamaları devirmek zorunda kalmıştı.

İhlal prosedürünü başlamak için 47 ülkenin en az üçte ikisinin "Evet" oyu kullanması gerekiyor. İhlal prosedürü kararının alınması durumunda önce Bakanlar Komitesi, AİHM'e laf konusu dava ile ilgili alınan kararın uygulanmasında taraf devletin ihlalinin olup olmadığı soruluyor.

AİHM'den ihlal yapıldığına ilişkin görüntü gelmesi durumunda, konu her yerde Bakanlar Komitesi'nde ele alınıyor ve laf konusu devletin oy hakkının askıya alınması sonra ise üyeliğin askıya alınması ya da üyelikten çıkarılmasına dek dışarı giden bir yaptırım dizisi ele alınmaya başlanıyor.

Fakat Azerbaycan ile yaşanan durumda olduğu gibi, üye devletin Bakanlar Komitesi'nin taleplerine armoni hızı ve kararlılığının kuvvetsiz olması sürecin tamamlanmasını oldukça geciktirebiliyor.

10 Büykelçiden Osman Kavala çağrısı: Erdoğan'dan 'krizden kaçtı' yorumlarına cevap: Ben taarruzdayım, kitabımda geri adım atmak yok

Strasb**o**urg'dan nasıl bir karar çıkabilir?

1949 yılında Avrupa kıtasında demokrasi ve insan haklarının yerleşmesi, hukukun üstünlüğü ve anayasal düzenlerin oturmasını sağlamak nedeniyle kurulan Avrupa Konseyi'nin kurucularından biri de Türkiye.

Avrupa Konseyi bütçesine Fransa, İtalya, Almanya ve İngiltere gibi önde gelen Avrupalı ülkelerin gerisinde en fazla yardım veren ülke olan Türkiye, 70 yılı aşan üyeliği sürecinde askeri darbeler ve demokratik gerileme sebebiyle inişli çıkışlı bir seyir izledi.

Türkiye'nin son dönemi de Avrupa Konseyi ile ilişkisinde önemli bir sıkıntıya neden oldu. 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin yarattığı kırılma ve AİHM'e açılan davaların Türkiye aleyhine sonuçlanması Ankara-Strasbourg ilişkilerinde soğukluğa yol açtı.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), 2017'de yaptığı bir oylama sonucunda demokratik değerlerden geri adım atılması sebebiyle Türkiye'yi siyasi denetleme sürecine almıştı. Türkiye ise AKPM'ye sert tepki vermişti. Bu gelişme, Türkiye'nin demokrasi liginde küme düştüğü yorumlarına niçin olmuştu.

Strasbourg'da ihlal prosedürüyle ilgili yapılacak oylama da benzer değerlendirmelere niçin olacak bir gelişme olarak görülüyor.

Diplomatik gözlemciler, ihlal prosedürünün engellenmesi için Türkiye'nin asgari 15 aza devleti kendi lehine oy kullanmaya ikna etmesi gerektiğini ancak bunun ulaşılması şiddet bir niyet olduğunu kaydediyorlar.

Azerbaycan ile ilgili süreçte aralarında Türkiye'nin de olduğu 10 ülke Bakü'nün yanına oy kullanmıştı.

Osman Kavala'nın yargılandığı davanın 26 Kasım'daki duruşmasında mahkemenin tahliye kararı vermemesi, hem milli hem de milletlerarası çapta etkinlik gösteren insan hakları örgütlerinin tepkisine neden oldu.

Aralarında Milletlerarası Bağışlama Örgütü'nün de olduğu birçok kuruluş, Avrupa Konseyi'ne Türkiye'ye karşı yaptırım sürecini başlatması çağrısında bulundu.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Demirtaş ve Kavala'nın serbest bırakılmasını talep etmişti

Türkiye ne yapacak?

Avrupa Birliği ile müzakerelerinin tamamen donduğu, ilişkilerin geleceğinin belirsiz olduğu bir dönemde Avrupa Konseyi'nden çıkacak olumsuz bir kararın Ankara'nın Batı ile ilişkilerinde yeni bir soğukluğu tetikleyeceği öngörülüyor.

Siyasi niteliğinden dolayı Bakanlar Komitesi'nin alacağı karar, yalnızca Kavala değil Selahattin Demirtaş ve öteki siyasi davalarla ilgili olarak da Ankara'nın daha pozitif yasal ve siyasi baskı görmesine yol açacak bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Ancak Kavala davası ile ilgili ilk önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere üstteki düzey hükümet yetkilerinin kamuoyuna yaptıkları direktifler, Ankara'nın bu konudaki baskıları bundan daha sonra çok pozitif önemsemeyeceği yorumlarına yol açıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylül sonunda gittiği Azerbaycan'dan dönüşünde bir gazetecinin Konsey oylamasından ne beklediği sorusunu sorması üstüne, "Benim herhangi bir beklentim değil. Benim sadece tek temennim var; biz bildiğimizi okuruz. Konsey bildiğini mi okur, okusun. Onlar ne okuyor, dinleriz, görürüz. AİHM'inkini de Konsey'inkini de dinleriz. Dinledikten daha sonra da biz üzerimize düşeni yaparız. Gereği neyse bunu yapacağız. Ben, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak bu makamda bulunduğum sürece üzerime düşen görevi dört mısra yaparım. Acaba şu ne der, bu ne der, bunlara hiç bakmam. Benim aldığım edep bu, yetişme tarzım bu. Ölene dek da aynen bu istikamette devam ederim, devam edeceğim" demişti.

Erdoğan'ın bilhassa 10 ülkenin büyükelçilerinin yaptığı müşterek açıklamaya tepki olarak Osman Kavala'nın yargılandığı davada geri adım atılmayacağını açıklaması, ihlal prosedürü kararının dahi tahliyenin gerçekleşmeyeceği yolunda değerlendirmeler yapılmasına niçin oldu.

Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum