Mahkemeden Erdoğan'a 'ifade özgürlüğü' uyarısı haberi

Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'na karşı açtığı 500 bin TL'lik davayı reddeden mahkeme, Cumhurbaşkanı'nın en yüksek devlet makamında bulunması nedeniyle muhalefetin kendisini sertçe eleştirmesinin doğal olduğunu vurguladı.

Mahkemeden Erdoğan'a 'ifade özgürlüğü' uyarısı haberi
25 Mayıs 2022 - 14:28

Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'na karşı açtığı 500 bin TL'lik davayı reddeden mahkeme, Cumhurbaşkanı'nın en yüksek devlet makamında bulunması nedeniyle muhalefetin kendisini sertçe eleştirmesinin doğal olduğunu vurguladı.

GÜNCEL 25.05.2022 13:55 Mahkemeden Erdoğan'a 'ifade özgürlüğü' uyarısı

Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı "Orduya kumpas koymak," "Tefecilerin önünde diz çökmek" ve "Katarlılardan dikte almakla" suçlayan Cumhuriyet Halk Müziği Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin ifade özgürlüğü olduğuna karar verdi.

Davaya bakan Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi, 16 Mart 2022'de yapılan duruşmada Erdoğan'ın açtığı davanın reddine karar verdi. Duruşma, gerekçeli kararını da tamamladı. DW Türkçe'den Alican Uludağ'ın haberine kadar, Erdoğan'ın açtığı 500 bin TL'lik tazminat davasını reddeden duruşma, gerekçeli kararında "Cumhurbaşkanının kendisine karşın şiddetli siyasi tenkit taşıyan ifadelere karşı aynı durumda olmayan kimselerden daha yüksek seviyede dayanma göstermesi gerektiğini" kaydetti.

Egemen ret kararında, "Esas yargı ve hürriyetlerin sınırlanması"nın Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağını aranjör Anayasa'nın 13. maddesi ile "Anayasada yer alan adalet ve hürriyetlerden hiçbirinin kötüye kullanılamayacağını" taşıyan 14. maddesine dobra dobra aksan yaptı.

'HAKARET AMACI YOK'

Dava konusu konuşmada Kılıçdaroğlu'nun kullandığı sözlerin açıklama özgürlüğü dahilinde kaldığının değerlendirildiği vurgulanan kararda, "Zira, ilk önce davalının sarf ettiği sözlerin davacının asalet ve itibarını aracısız olarak hedef almadığı, vahşi hakaret mahiyetinde olmadığı, keza ve açık açık davacının kişiliğinin hedef alınması yoluyla, sırf davacıyı acıtmak, itibarını berelemek, şerefine saldırıda bulunmak, kamuoyu önünde aşağılamak maksadı gütmediği anlaşılmaktadır" denildi.

Kılıçdaroğlu'nun asli maksadının Erdoğan'ı siyaseten kusur bulmak olduğu belirli gerekçede, konuşmanın "şiddetli ve sert siyasi tenkit niteliği"nde olduğu vurgulandı. Mahkemenin kararında şu değer biçme yer aldı:

• "Konuşmanın yapıldığı yer ve vakit, ve konuşan ile muhatap alınan şahısların işgal ettikleri mevki ve makam dikkate alındığında, işbu konuşmayla kamuoyunun siyasi bir tartışmaya ve çatışmaya dikkatinin çekilmesinin, siyasi bir konunun kamuoyu önünde derinlemesine ve detaylı biçimde tartışılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır."

• "İfade özgürlüğü sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız ve hatta toplumun geneliyle pervasız kabul edilen bilgi ve görüşler için değil; incitici, şoke edici, endişelendirici bilgi ve fikirler için de geçerlidir" ifadesi kullanılan kararda, şöyle devam edildi:

• "Yani, bu bağımsızlık yalnızca cümbür cemaat göre kabul görecek, güvenli, genel eleştiri ifadelerini yok, ve fakat yaralayıcı, şoke edici, sarsıcı, ve dolayısıyla da daha fazla dikkat toplayacak ifadeler için de geçerlidir. Dolayısıyla fiziksel olayda kullanılan ifadelerin bu yönüyle de ifade hürriyeti kapsamında kaldığı düşünülmektedir."

'MUHALEFETİN SERTÇE ELEŞTİRMESİ DOĞAL'

Fiziki olayda, şikayetçi Cumhurbaşkanının toplum kadar azami düzeyde tanıdık, tanınan, hitabe ve davranışları bütün toplumca iyice takip edilen, icraati herkesi etkileyen ya da etkileme potansiyeline sahip bir kimse olduğuna işaret edildi. Kararda, "Ve en yüksek yürütme ve devlet makamında bulunması itibariyle, kendisine muhalefet edilmesi, ve işbu muhalefetin de kendisini sertçe eleştirmesi gayet tabidir; bu durumda davacı Sayın Cumhurbaşkanının kendisine karşın şiddetli siyasi eleştiri içeren ifadelere karşısında benzer durumda olmayan kimselerden daha yüksek seviyede tahammül kullanmak mevkiinde olduğu değerlendirilmektedir" sonucuna varıldı.

NE OLMUŞTU?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Aralık 2020 tarihinde TBMM CHP Grup Toplantısında yaptığı konuşmada AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sert sözlerle eleştirmiş, Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı "Katarlılardan emir almak" ve "Londra'daki tefecilerin önünde diz çökmek" ile suçlamıştı.

Erdoğan'ı "Kozmik odayı FETÖ'ye başlatmak"la da eleştiren Kılıçdaroğlu, "Sen FETÖ'yle meslek birliği yapıp orduya kumpas kuran başbakan mısın, değil misin? Bana ordudan bahsediyor. Sen kim, ordu kim ya? Sen orduya kumpas kuran bir başbakansın, kendi ordusuna kumpas kuran bir başbakansın sen" demişti.

Erdoğan'ın avukatları, şahsiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Kılıçdaroğlu aleyhinde 500 bin TL'lik tazminat davası açmıştı.

Günün Kayda Değer Manşetleri Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum