Kur farkı hedef şaşırttı, bütçe 'çöp' oldu

Meclis'te görüşülen 2022 bütçesi ise 2022 için öngörülen 9,27'lik kur üzerinden hesaplandı.

Kur farkı hedef şaşırttı, bütçe 'çöp' oldu
29 Kasım 2021 - 23:36

Meclis'te görüşülen 2022 bütçesi ise 2022 için öngörülen 9,27'lik kur üzerinden hesaplandı. Ekonomistler ayrıca OVP'nin keza de bütçenin 'çöp olduğu' görüşünde.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günkü İzmir programında yüksek kur ve düşük faize dayalı yeni bir ekonomi programı yürüttüklerini söyledi. 19 yıldır bu ekonomi politikasının hazırlıklarını yaptıklarını açıklayan Erdoğan, "Ne yaparlarsa yapsınlar, bizi imal, istihdam ve cari denge odaklı bu ekonomi programımızdan geri döndüremeyecekler. Yüksek faizmiş, düşük kurmuş, IMF reçeteleriymiş; bunların hiçbiri bizim insanımızın işinden, aşından, geleceğinden daha önemli değildir" ifadelerini kullandı.

Ama Erdoğan'ın bu sözleri, hemen şimdi Eylül ayında açıklanan ve 2022-2024 yılları arasını kapsayan Orta Vadeli Program ile (OVP) çelişiyor.

OVP'de hesaplamalar 8,30 TL'lik dolar kuru üzerinden yapılırken sene sonu kur hedefi 9,16'ydı. 23 Kasım'da 13,46'yı aşarak tarihi zirvesini görebilen dolar kuru bugün 12,7 liranın üzerinde. Yılbaşından bu yanlamasına gerçekleşen sıradan kur ise 8,42'ye ulaştı.

Ulusal gelir 11 milyar dolar eridi

Buna kadar milli gelir 11 milyar dolar, birey başı gelir de çoktan 130 dolar civarında eridi. Eylül ayında açıklanan OVP'de gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) 801 milyar dolar, birey başı gelir de 9 bin 489 dolar olarak hesaplanmıştı. Yılbaşından bu yandan gerçekleşen sıradan dolar kuru üzerinden hesaplandığında GSYH 790 milyar dolar, kişi başı gelir ise 9 bin 359 dolara iniyor.

Gelecek yıl için hazırlanan ve bugün Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanan 2022 bütçesindeki büyüklükler de OVP'de 2022 yılı için belirlenen 9,27 TL'lik dolar kuru tahminine dayanıyor.

Ekonomideki planlamaların dolar kurundaki değişimlere tabi olduğunu ifade eden akademisyenler, yapılan politika değişikliğinin kurlar ve enflasyon üzerinden özellikle bakımlı gelirli vatandaşları olumsuz etkileyeceğine, büyümede öngörülen TL bazındaki artıştan ise kazanç dağılımı eşitsizliğinden nedeniyle ücretlilerin fazla eksik pay alabildiğine dikkat çekiyor.

2024 için kur tahmini 10,22'ydi

DW Türkçe'ye konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Levent, "Bütçenin ve OVP'nin hemen çöpe atılması gerekir. Benim önerim yeni bir bütçe yapmak. Çünkü bundan böyle 9,20'li rakamları bakmak bir tarafa, şimdi zaten kur 13 civarına gelmiş durumda" diyor. Orta vadeli programların da hiçbir vakit planlamaya uyulmadığı için değerini yitirdiğini anlatan Levent, "Bu tasarlama gerçekten hükümetin nezdinde bir kasıt taşıyorsa 2024 yılında 10,22 öngörülen döviz kuruyla herhangi bir yere varamayız. Dolayısıyla bunu da iyice değiştirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullanıyor.

Prof. Levent, 60 yıl önce Güney Kore'de uygulanmış ve şimdi Türkiye'de uygulanmak istenen politikanın ise şu anki şartlarda geçerli olmayacağı görüşünde. "Faizleri düşürelim, döviz kurunu artıralım. Böylece ihracat artar, ithalat azalır, cari açık kapanır, sonra döviz bollaşır, daha sonra da refaha ereriz gibi bir görüntü söz konusu" diye konuşan Levent, bunun gerçekleşmesi için ilk kez yüksek enflasyonun olmaması gerektiği görüşünde.

'Artık 1960'ların dünyasında değiliz'

İkinci olarak bunun dalgalı kur rejiminden çıkıp anapara hareketlerinin kontrolünün yapıldığı sabit kur sistemine dönülmesini gerektiren bir girişim olduğuna dikkat çekici eden Levent, "Bu yaklaşımın herhangi bir noktaya varması olası yok. Çünkü fazla kolay ve tek bir neden yeterli bunun için o da teknolojik gelişmeler. Teknolojik gelişmelerin imal sürecinde gerçekleştirdiği dönüşümler, artık aidat bazlı, yani ucuzlamış bir veya fiyat bazlı, düşük ücretli bir uluslararası rekabeti olası kılmıyor" diye devam ediyor.

Ekonominin artık 1960'ların dünyasındaki işlemediğini vurgulayan Levent, yüksek otomasyonun kaliteli iş gücü gerektirdiğini, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını gerçekleştiren şirketlerin gelecek dönemde başlıca ülkelerinde kalmasının beklendiğini aktarıyor. Levent, "Bu ortamı hiç değerlendirmeden sözde 1960'ların dünyasına ışınlanmışız gibi bir yaklaşımla böyle bir öneride bulunmak abestir. Bu, kendilerinin cehaleti bir yanlamasına bu ülke insanına yapılmış büyük bir haksızlıktır. Dolayısıyla bundan da şimdi vazgeçilmesi gerekiyor. Somurtkan halde fazla önemli bir duvara çarpma durumuyla aleyhinde karşıya olacağız ve bunun ceremesini de Türkiye'de yaşamış özellikle yoksullar öncelikle almak üzere tüm ahali çekecektir" ifadelerini kullanıyor.

Enflasyon yüzde 25'e gelebilir

Eylülde tahmin edilen 16,2'lik enflasyon tahmininin de gerçekleşmesi zor görünüyor. Türkiye İstatistik Kurumu'na göre (TÜİK) ekim ayında enflasyon yüzde 19,9'a yükseldi.

Ekonomistler bu Cuma günü açıklanacak Kasım ayı enflasyonunun yüzde 20'yi geçmesini bekliyor.

Enflasyonun bu ay yüzde 22-25 arasında gerçekleşeceğini öngören Prof. Levent, alıcı fiyatları ile imalatçı fiyatları arasındaki makasın kapanmaya başlaması gerektiğini söylüyor. Enflasyonda başlıca büyük sıçramanın ise Ocak 2022'de gerçekleşeceğini ifade eden Levent, "Asgari yüzde 100 yüzde 150 yarısında doğalgaza zam gelecektir. Bunun anlamı da elektriğe zam, enerjinin bütünü de peşine düşüp takip edecektir bu zamları. İğneden ipliğe her şeye zam gelecek demektir. Perakendeye yansımaması olası yok" diye konuşuyor.

'Milli gelir dolar bazında düşecek'

Yarın ise yılın üçüncü çeyreğine ait gayrisafi yurt içi hasıla verisi açıklanacak.

Büyümenin yüzde 10-11 civarında olması bekleniyor. Ancak dolar bazında hesaplandığında gerçekte büyümenin OVP'de belirlenen tahmine ulaşması şiddet görünüyor.

DW Türkçe'ye konuşan iktisatçı akademisyen Prof. Dr. Mehmet Şişman, "Orta Vadeli Program 801 milyar dolar öngörüyordu. Bunun 790 milyar dolar civarında gerçekleştiğini göreceğiz üçüncü çeyrekte. Dördüncü çeyrekte de eğer dolar kuru bu ivmeyi sürdürürse, son bir ayda yüzde 30, yılbaşından bu yandan yüzde 60 civarı bir artış var maalesef. Böyle giderse yani yüzde 30'larda bile kalsa bu tekrar Orta Vadeli Program'ın fazla aşağı kalacağı açık" diyor.

2021 büyümesi TL bazında yüksek görünse de bunun gelir dağılımı eşitsizliğinden dolayı rahat ölçütü olarak bir kasıt taşımadığını, vurgulayan Prof. Kilolu, "Işçi sınıfların büyümeden yararlanması çok çelimsiz kalmıştır. yaklaşık olarak bundan hiç yararlanamamışlardır. Çünkü enflasyondan olumsuz etkilenmişlerdir. 2021 yılının büyümesi bu şekilde özetlenebilir" ifadelerini kullanıyor.

Pelin Ünker

© Deutsche Welle Türkçe

Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum