Kobani olayları davasında tartışmalı mahkûmiyet

'nin durum esnasında bir düğünde olduğuna ilişkin deliller sunulmasına karşın hükümlü edildi.

Kobani olayları davasında tartışmalı mahkûmiyet
29 Kasım 2021 - 19:22

'nin durum esnasında bir düğünde olduğuna ilişkin deliller sunulmasına karşın hükümlü edildi. Avukatına kadar söz konusu karar siyasi.6-8 Ekim Kobani olayları esnasında Yasin Börü'nün de aralarında bulunduğu 4 kişiyi öldürme iddiasıyla 14 yaşında tutuklanan ve 7 yıldır cezaevinde olan Mazlum İ.'nin yargılandığı davada ortaya çıkan bilgiler, mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararını tartışmaya açtı.

Dava dosyasına giren belgelere kadar, Mazlum İ. canice hemencecik Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde durum yerine 240 km uzaklıkta bir mezrada düğündeydi. Düğün sahibi damat ve Mazlum İ.'yi düğüne götürdüğü söylenen taksici de mahkemede bu bilgileri doğrulayan ifadeler verdi, keza olay sırasında Mazlum İ.'nin telefon sinyallerinin Kulp-Lice arasını gösterdiği belirlendi. Dosyaya giren bu deliller üstüne önce yargılamanın yenilenmesine ve infazın durdurulmasına karar veren duruşma, bir sonraki duruşmada ise Mazlum İ. aleyhine tanıklık yapan İ.Ö.'nün ifadesi üzerine görüntü değiştirdi ve M.İ. ağırlaştırmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

İçli'nin avukatı Mahsuni Karaman, HDP hakkındaki kapatma ve Kobani olayları davalarının temelini oluşturan Yasin Börü davasında verilen bu kararın "siyasi" olduğu görüşünde. 6-8 Ekim 2014 tarihleri arasında yaşanan ve toplam 46 kişinin hayatını kaybettiği Kobani olaylarına ilişkin Ankara'da görülen dava, iktidarın HDP'ye sık sık yüklenmesine neden oluyordu.

İlk suçlama süreci

7 Ekim 2014 günü Diyarbakır'ın Bağlar İlçesi Cengizler Caddes'inde Yasin Börü, Ahmet Dakak, Hasan Gökguz ve Riyat Güneş linç edilerek öldürülmesi ve bir kişinin de yaralanmasıyla ilgili olarak açılan davanın sanıklarından Mazlum İ. mahkemede babasıyla düğünlerde müzik yaptığını anlatarak durum esnasında da Kulp'da bir düğünde olduğunu bahis etmişti. Fakat ilk yargılamada davaya bakan Ankara 2. Ağır Canice Mahkemesi bu iddiaya ilişkin herhangi bir araştırma yapmadı. Davada şahit olarak dinlenen S.Ç. ise 5 Aralık 2014 tarihinde gerçekleştirilen teşhis işlemi sırasında Mazlum İ. için "Ben bu şahsın ismini bilmiyorum. Açık kimlik bilgilerini burada Mazlum İçli olduğunu öğrendim. Bu şahsı mahallemden tanırım. Toplumsal olaylara çok sık katıldığını biliyorum. PKK'nın gençlik yapılanması içerisinde hareket ettiğini duydum ve taşlı molotoflu saldırılar gerçekleştirdiğini mahalledeki arkadaşlardan duydum" biçiminde ifade vermişti.

Ancak Mazlum İ. hakkında "duydum" diyerek açıklama veren tanık S.Ç.'nin teşhis ettiği bir takım sanıkların da durum tarihinde başka yerlerde oldukları ortaya çıktı. Bunlardan biri olan davalı Ahmet A. Y.'nin olay tarihinde cezaevinde olduğu ispatlandı.

Durum yeri görüntüleri üzerinde çözümleme yapan araştırmacı ise görüntülerdeki kişinin Mazlum İ. olduğu konusunda "olası açıklama" yönünde rapor hazırladı. Mahkeme, öteki sanıkları cezalandırırken Mazlum İ.'yi de ülke bütünlüğünü bozma ve 4 kişiyi öldürmek suçlarından toplam 124 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Savcı mahkumiyete itiraz etti

Ama Mazlum İ.'nin avukatının yanı sıra Cumhuriyet Savcısı da Mazlum İ. lehine istinaf başvurusunda bulundu. Savcı, temyiz dilekçesinde, "Suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) savunmalarını destekleyen HTS çözümleme raporu içeriği de nazara alındığında, SSÇ'nin olay uygun olduğuna ve eylemci grupla birlikte hareket etmek suretiyle atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeter derecede fiziksel, inandırıcı, her türlü şüpheden uzakta delil bulunmadığını" yönünde görüş bildirdi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Cinayet Dairesi'nin talebi reddetmesi üzerine de dosya Yargıtay'a gitti. Yargıtay 16. Cinayet Dairesi ise 3 öldürme ve devletin bütünlüğünü bozma suçundan verilen cezaları onarken Yasin Börü'nün öldürülmesine ilişkin kısmı ise 2020'de bozdu.

Avukat nikah görüntülerini buldu

bu vesileyle Mazlum İ.'nin avukatlığını devralan Mahsuni Karaman, Mazlum İ.'nin laf konusu düğüne ait görünttüleri mahkemeye sundu. Laf konus görüntülerde, Mazlum İ.'nin gün içerisinde, akşam ve gece saatlerinde düğünde yer aldığı, babası türkü söylerken kendisi ise ara sıra orkestrada bateri çaldığı, ortaya atılan paraları topladığı ve oyun oynadığı görüldü.

Karaman, Mazlum İ.'nin Diyarbakır'a 140 kilometre uzaklıktaki Kulp'un Demirci Köyü Keçiveren Mezrası'nda düğünde olduğuna ilişkin mahkemeye başvuru vererek yargılamanın yenilenmesi başvurusunda bulundu. Karaman, alınan HTS raporunda da Mazlum İ.'nin telefonunun Diyarbakır'ın Lice ilçesinde sinyal verdiğini, düğünün yapıldığı köyün, Kulp ve Lice ilçelerinin sınır köyü olduğuna ilişkin belgeleri de mahkemeye sundu.

Yargılama yeniden yapıldı

Bunun üstüne Mayıs 2021'de davaya tekrar bakan mahkeme, görüntülerdeki kişinin sahiden Mazlum İ. olup olmadığı konusunda çoğu yönden araştırma yaptırdı. Karaman'ın sunduğu nikah görüntülerine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırdı. Bilirkişi, düğündeki kişinin İçli olduğuna ilişkin "güçlü olarak yorumlama" yönünde rapor hazırladı. Duruşma ayrıca 7 Ekim 2014 tarihinde Kulp'un Keçiveren Mezrası'nda gerçekten bir nikah olup olmadığını araştırma kararı aldı. Görev verilen Jandarma Komutanlığı, o tarihte laf konusu mezrada bir düğün olduğunu mahkemeye bildirdi.

Duruşma bu kez görüntülerde nikah yapılan yerin Keçiveren Mezrası olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bölgede keşif yapılmasına hükmetti. Düğünün yapıldığı yerde yapılan buluş sonucunda hazırlanan araştırmacı raporunda, "gösterme kayıtlarındaki yerin benzer yer olduğu, ağaç yeşerme durumuna kadar Ekim ayının mevsimsel özelliklerini taşıdığı" vurgulandı.

Duruşmada tanık olarak dinlenen düğün sahibi damat M.B. de Mazlum İ.'nin babası ile birlikte kendisine ait düğünde müzik yaptığını, gece geç saatlere değin da düğünlerinin sürdüğünü ifade etti. Mazlum İ. ve babasını 7 Ekim'de nikah yerine götüren, 8 Ekim'de geri getiren taksici İ.A. da mahkemede benzer yönde açıklama verdi.

Duruşma araştırmalarını bununla da sınırlı tutmadı. Mazlum İ.'nin öğrencilik yıllarında okula irtibat numarası olarak verdiği tüm telefonları dahil kullanmış olabileceği bütün numaraların HTS kayıtları çıkarıldı. Araştırmacı, bu numaralar üzerinden de Mazlum İ.'nin "olay gün ve saatlerinde Diyarbakır il merkezinde herhangi bir Baz istasyonu sinyal bilgisine ulaşılamadığını" kaydetti.

Cumhuriyet savcısı, toplanan deliller ışığında sanığın beraatini talep etti.

25 Haziran'da görülen duruşmada Mazlum İ. dışarıda yargılanan 15 sanık, "canavarca hisle ya da ızdırap çektirerek çocuğu öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi. Duruşma, Mazlum İ.'nin dosyasını ise ayırdı. Yargılamanın yenilenmesi talebini kabul eden duruşma, Mazlum İ.'nin infazının durdurulmasına ve tahliyesine karar verdi. Ama bir önceki davada temize çıkma isteyen savcı, bu karara itiraz etti. Üst mahkeme olan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması kararını kaldırdı. Mazlum İ. bu nedenle tahliye olamadı.

Yeni şahit bulundu, savcı görüş değiştirdi

Bu aşamadan sonradan garip bir gelişme yaşandı. Örgüt üyesi olduğu bahis edilen ve bu süreçte yakalanan İ.Ö. adlı birey mahkemede şahit olarak dinlendi. Mazlum İ.'yi Argeş kod olarak tanığını savunan S.Ö., 2014 yılında Bağlar ilçesinde YDG-H içerisinde etkinlik yürüttüğü esnada gördüğünü, adı geçenin Bağlar ilçesinde meydana gelen eylemlerine katıldığını, BDP'nin gerçekleştirdiği mitinglere katılımı artırmak için de sürekli sokaklarda gezerek halkı mitinge gitmeye ikna ettiğini öne sürdü. Kobani olayları sırasında Diyarbakır'da olmadığını, Suriye'de bulunduğunu belirten S.Ö., Mazlum İ.'nin bu olaylara karışıp karışmadığını bilmediğini savundu.

Cumhuriyet savcısı, daha önce verdiği beraat talebini geri alarak sanığın cezalandırılmasını istedi. Ankara 2. Ağır Cinayet Mahkemesi de 29 Eylül 2021 tarihinde Yasin Börü'yü öldürme suçundan Mazlum İ.'nin ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Duruşma gerekçesinde, düğünle ilgili "manzara kaydının ne süre oluşturulduğunun anlaşılamadığı" belirtilirken düğün CD'sinin orijinalinin de mahkemeye sunulmadığını kaydetti. Mahkeme, Mazlum İ.'nin suç oluşturan tarihi olmayan bayramın birinci günü telefonunun Diyarbakır'da sinyal vermesini de cezanın delili yaptı.

Canice Yargıtay'a taşındı: Karar siyasi

Avukat Mahsuni Karaman, bunun üzerine Yargıtay'a temyiz talebinde bulundu. İki aylık süreçte savcılığın ve mahkemenin kararının değişmesini eleştirerek müvekkilinin yasal durumunda bir değişiklik olmadığını belirtti. Temyiz dilekçesinde Yasin Börü davasının iktidarın siyasi amaçlarla kullandığını, mahkemenin kararının da siyasi saiklerle verildiğini belirtti.

6-8 Ekim olaylarının HDP kapatma davası ile HDP'nin eski Benzer Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yargılandığı Kobani davasının temelini oluşturduğunu söyleyen Karahan, Yasin Börü davasında verilecek temize çıkma ve mahkumiyet kararlarının bu siyasi yargılamaları ilk elden etkileyeceğini açıklama etti. Karaman dilekçesinde "Bir temize çıkma kararı, bu yargılamaların meşruiyetini tartışmalı ayla getirecektir. Bu bilinç ve siyasal kasıt ile, önce Cumhuriyet savcısı üzerinden, daha sonra da duruşma heyeti üzerinden adeta bir operasyon çekilerek müvekkil hakkında verilecek temize çıkma kararının önüne geçilmiştir. Zira bu karar, bu mahkemenin/heyetin kararı yok, zor kullanarak kendilerine yazdırılan/verdirilen bir karardır" iddiasında bulundu.

Karaman, dilekçesinde çocuk yaşta tutuklanan ve 7 yıldır cezaevinde olan müvekkiline bahşedilen mahkumiyet kararının bozulmasını istedi.

Alican Uludağ

© Deutsche Welle Türkçe

Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum