Kızıldere Katliamı'nda yaşamını yitirenler Antalya'da anıldı: "ON 'lara sözümüz devrim olacak!" - kars haber

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, 50.

Kızıldere Katliamı'nda yaşamını yitirenler Antalya'da anıldı: "ON 'lara sözümüz devrim olacak!" - kars haber
30 Mart 2022 - 21:24

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, 50. Yılında Kızıldere Katliamı'nda hayatını kaybedenleri anarak, basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, "Bizler bu suçları işleyenlere karşı Kızıldere ’den aldığımız direniş ve dayanışma mirası ile uğraş edeceğiz. On ’lara sözümüz köklü değişiklik olacak!"

AKTÜEL 30.03.2022 20:20 Kızıldere Katliamı'nda yaşamını yitirenler Antalya'da anıldı: Abone Ol google-news

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, 50. Yılında Kızıldere katliamında yaşamını yitirenleri andı. Attalos Heykeli önünde yapılan basın açıklamasında "Kızıldere ’nin 50. Yılında ON'larin yolundayız" pankartı açıldı.

Basın açıklamasını grup adına Gulkan Gülseven okudu. Açıklamada, "Bizler bu suçları işleyenlere karşı Kızıldere ’den aldığımız direniş ve dayanışma mirası ile çaba edeceğiz. ON ’lara sözümüz Devir olacak! Bu ülkenin fakir halklarının çaba tarihine adlarını altın harflerle yazdıran, Evren Alptekin, Ömer Ayna, Saffet Yüksek Dağ, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Ahmet Atasoy, Ertan Saruhan, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz, Mahir Çayan, Türkiye halklarının kalbinde yaşayacak" denildi.

Yapılan yorumlama şöyle:

30 Mart 1972 Kızıldere Katliamı ’nın üzerinden bütün 50 yıl geçti.

Bugün burada 50 yıl önce bir köy evinde 12 Mart faşizmine karşısında direnirken kaybettiğimiz on devrimciyi anmak için toplandık.

ON ’ları bugün hatırasına yapmak, geçmişte kalmış tarihi bir olayı hatırlamak yok bugünün devrimciliğini tartışmaktır. ON ’ların nezdinde bütün 71 devrimciliğinin bize bıraktığı devrimci mesajı ve görkemli tarihi anlamaktır.

ON ’lar, bütün 71 devrimci hareketinin devrimcileri gibi bizlere devrimci dayanışmanın, enternasyonalizmin, her durum ve koşulda emperyalizme ve faşizme direnebilineceğinin ve katiyen teslim olmamanın devrimci mirasını bıraktılar.

ON ’ları Kızıldere ’ye götüren idam sehpasındaki Deniz, Yusuf ve Hüseyin ’i kurtarmak için gösterdikleri devrimci dayanışmaydı. 12 Mart faşizminin ağır zorlama koşullarında gözlerini kırpmadan Denizleri kurtarmak için harekete geçtiler.

ON ’ların ve 71 devrimciliğinin direnişi, dönemin faşistlerinin yüzlerindeki sahte Atatürkçülük ve demokratlık maskesini söküp aldı. Bir kaç eylemle bile dönemin muktedirlerinin iç bütünlüğünü gerici faşist ittifaklarını sarsabildiler.

ON ’ların bir köy evinde sarıldıklarında 'Teslim Olun' çağrılarına canları pahasına verdikleri direniş cevabı; bizlere senelerdir zorlama politikaları ile ülke halklarını, demokrasi güçlerini susturmaya çalışan bugünün iktidarına karşı direnme azmimizin sırrını verdi. Bu yanıt mücadelemize ışık tutuyor. Mahir Çayan ’ın 'Biz buraya dönmeye yok, ölmeye geldik!' sözleri faşizme karşısında direniş parolamızdır. Kızıldere ’den bugüne tüm halk ve emek düşmanlarına karışı aynı kararlılık ile çaba ediyoruz.

Bugün her alanda yürüyen irili ufaklı adalet mücadelelerinde, savaş aleyhinde, Kürt halkının eşitlik, serbest ve kardeşlik mücadelesinde, güvencesiz işçi hareketinde, yoksullaştırma politikalarına karşı halkın 'Geçinemiyoruz' çığlığında, kadınların, LGBT+'ların durdurulamayan hür mücadelesinde ve en önemlisi gençliğin bitmek tükenmek bilmeyen mücadelesinde Kızıldere ’nin yol göstericiliği yatmaktadır. Tam da bu yüzden 50 yıl öncesinde kalmış bir mazi yok, bugün güncel bir vaka olarak önümüzde durmaktadır Kızıldere. Eylemimizi şekillendiren, inancımızı keskinleştiren ve sarsılmaz hale getiren bu güncelliktir.

Daha bu sabah Kızıldere Direnişi'nin 49. Yılında ON ’ları andıkları için 6 arkadaşımızın yargılanması vardı. Sadece onları andıkları için genç devrimci arkadaşlarımız şafak baskınları ile gözaltına alındılar ve yargılanıyorlar. Sosyalist, devrimci önderleri ve tarihimizi kriminalize etmek istiyorlar.

Devrimcilik kabahat değildir.

Faşizme karşı uğraş etmek, ırkçılığa karışı halkların kardeşliğini büyütmek, halkın geçinemiyoruz çığlığını yükseltmek kabahat değildir.

Suç; halkı yoksulluğa mahkûm etmektir.

Kabahat; kendi çıkarları için ülkemizi savaşa sürüklemektir.

Suç; ülkemizdeki tüm kötülüklerin kaynağı faşizminizdir.

Suç; halklarımızı birbirine düşüren şovenizminizdir.

Suç; Amerikan emperyalizminin yerli işbirlikçisi olmaktır.

Bizler bu suçları işleyenlere karşısında Kızıldere ’den aldığımız direniş ve dayanışma mirası ile uğraş edeceğiz. ON ’lara sözümüz ddevrim olacak!

Bu ülkenin fakir halklarının uğraş tarihine adlarını altın harflerle yazdıran, Âlem Alptekin, Ömer Ayna, Saffet Alp, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Ahmet Atasoy, Ertan Saruhan, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz, Mahir Çayan, Türkiye halklarının kalbinde yaşayacak.

Günün Manâlı Manşetleri Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum