İstanbul Tabip Odası: Malpraktis davalarında tazminatlar kabul edilemez - kars haber

İstanbul Tabip Odası, malpraktis (tıbbi kötü dilekçe) davalarında hekimlere bahşedilen tazminatlar hakkında basın açıklaması yayımladı.

İstanbul Tabip Odası: Malpraktis davalarında tazminatlar kabul edilemez - kars haber
29 Mart 2022 - 17:48

İstanbul Tabip Odası, malpraktis (tıbbi kötü dilekçe) davalarında hekimlere bahşedilen tazminatlar hakkında basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, sorunların, sağlık çalışanlarına yüksek tazminat bedelleri ödeterek değil çalışma koşullarını ve sağlık hizmetlerini geliştirerek çözülebileceğinin altı çizildi.

GÜNCEL 29.03.2022 17:21 İstanbul Tabip Odası: Malpraktis davalarında tazminatlar kabul edilemez Abone Ol google-news

İstanbul Tabip Odası, ‘ ’Malpraktis davalarında yıkıma uğratan tazminatlar kabul edilemez!'' başlığıyla Cağaloğlu ’ndaki binasında basın toplantısı düzenledi.

Açıklamayı İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rukiye Ömeroğlu okudu. Tıbbi kötü başvuru sorunun çözümü için TBMM'e sunulan teklifin beceriksiz olduğu vurgulanan açıklamada, soruna çözüm bulmak için sağlık iş örgütleriyle birlikte hareket edilmesi gerektiği vurgulandı.

4 MİLYON 750 BİN LİRA TAZMİNAT

Malpraktis davalarında ödenen tazminatın yüksekliğine dikkat çeken Prof. Dr. Ömeroğlu, Dr. Tuncay Yılmazer davasını hatırlatarak şunları söyledi: ''Dr. Tuncay Yılmazer, 2009 yılında bir özel hastanede prematürelik, solunum yetersizliği, kafa içi kanama tanılarıyla yatan hastayı retinopati muayenesine gönderemediği için hakkında açılan malpraktis davasında 4 milyon 750 bin lira tazminat ödemesine karar verildi. Sağlık sigortası zarfında ödenecek olan 600 bin lira çıkarıldığında geriye doğru kalan 4 milyon 150 bin lira için Dr. Yılmazer'in maaşının 1/4'üne ve sahip olduğu, oturdukları eve haciz kondu. Evin satılması, hekime 450 bin lira verilerek kendisine ev alması, satıştan elde edilecek paranın kalanının ise şikayetçi aileye verilmesine karar verildi. Bu koşul İcra İflas Kanunu'nun 82'nci maddesinde kişilerin haczedilemeyecek malları ile ilgili düzenlemelere aykırı olmasının yanı sıra vicdanı de değildir. İstanbul'da ev fiyatlarının tarihte görülmemiş bir düzeyde arttığı günümüzde 450 bin TL'ye bir baraka bile alınamayacağı açıktır. ''

Uygulamaya konulan sağlıkta mutasyon programı ve sağlık çalışanlarının çalışma koşulları sebebiyle hekimleri zorladığı bildiren Prof. Dr. Ömeroğlu, ''Sağlık Bakanlığı'nın hastanelerde yarattığı şartlar hekimlerin iyi ve içten hekimlik yapabilmelerini güçleştirmektedir. Çok uzun çalışma süreleri, her 5 dakikada bir hasta bakmak hekimin hastanın derdini anlayıp ona zarar vermeden yararlı olabilmesini neredeyse imkânsız kılmaktadır. İlaveten hekimlere yardım olabilecek tezgâhtar personel eksikliği, kışkırtılmış taleplerle gelen hastaların şiddetinden hekimleri koruyacak ve şiddeti önleyecek yasa çıkarmadığı için malpraktise yol açan ortamdan birinci dereceden sorumlu olanın Afiyet Bakanlığı olduğunu göstermektedir'' dedi.

SAĞLIK HİZMETLERİNİN NİTELİĞİ YÜKSELTİLMELİ

Malpraktisin sağlıkçılara daha yüksek tazminat bedelleri ödeterek değil, sağlık hizmetlerinin niteliğini yükselterek çözülebileceğini belirten Prof. Dr. Ömeroğlu, ''TBMM'ye verilen bir kanun teklifinde çözüm yerine hekimlerin kaderini siyasi iktidarın keyfiliğine bırakan bir düzenleme getirilmektedir. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının tıbbi kötü başvuru formu dolayısıyla ödediği tazminatın rücu edilip edilmeyeceğini ve rücunun miktarını vermek üzere Mesleki Yükümlülük Kurulu oluşturulması söz konusudur. Bu Komite, Sağlık Durumu Bakanı kadar atanan Bakan Yardımcısı, Afiyet Hizmetleri, Kamu Hastaneleri, Hukuk Hizmetleri ve Idare Hizmetleri genel müdürleri ile cerrahi ve dahili branştan iki prof/doçent ünvanlı hekimlerden oluşmaktadır. Siyasi otoritenin baskın ve belirleyici olduğu, hekimlerin ise azınlıkta olduğu bu komite ulus, özel tüm sağlık çalışanlarının kaderi hakkında karar verecek ve verdiği kararlardan sorumlu tutulmayacaktır Türkiye'nin mevcut politik ikliminde bunun ne anlama gelebileceğini kamuoyunun takdirine bırakıyor ve bu yasa teklifini kabul etmediğimizi ifade ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Toplantıda söz bölge İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, kurulacak Komite ’u OHAL Komisyonu ’na benzetti. Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Güray Kılıç ise ''Eskiden asliye hukuk mahkemelerinde görülen davalar bundan böyle tüketici mahkemelerinde görülüyor olması ironik bir koşul ’ ’ diyerek hastayı herif olarak görebilen anlayışın sorunlara niçin olduğunu belirtti. Prof. Dr. Rukiye Ömeroğlu ise sağlık çalışanlarının çalışma koşulları nedeniyle önümüzdeki süreçte ‘ ’Yürek, beyin cerrahı ve ivedi çalışanı'' gibi kritik bölümlerinde hekim bulunamayacağını sözlerine ekledi.

Günün Manâlı Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum