Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'dan Rusya ve Ukrayna'daki tahıla ilişkin önemli açıklamalar! haberi

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, türk canlı yayınında manâlı açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'dan Rusya ve Ukrayna'daki tahıla ilişkin önemli açıklamalar! haberi
27 Haziran 2022 - 14:34

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, türk canlı yayınında manâlı açıklamalarda bulundu. 'Tahıl koridorunda son durum ne? sorusuna da cevap veren İbrahim Kalın kayda değer bilgiler verdi. Kalın, "Herkes bu sevkiyatın bir an önce başlamasını istiyor. Rusya ve Ukrayna'nın elinde 40 milyon ton tahıl olduğu söyleniyor. Bu dünyada yüzde 30-35'lik rakama tekabül ediyor. O koridorun belirlenmesi, gemilerin sevkiyata başlaması 3-4 haftalık bir işlem. Bu sevkiyat Türkiye üzerinden yapılacağı için Türkiye stratejik konum elde edecek. O gemiler Boğaz'dan geçecek." ifadelerini kullandı.

İbrahim Kalın'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

CEMAL KAŞIKÇI DAVASI

"Mısır, Ermenistan, Suudi Arabistan'la normalleşme döneminden geçiyoruz. Uluslararası ilişkilerde ezeli ve ölümsüz düşmanlık ve husumet olmaz. Uzlaşma yaparsınız yolunuza devam edersiniz. Suudi Arabistan'la Kaşıkçı cinayetine değin fazla ciddi sorunlarımız yoktu. Bir iki yerde görüş ayrılıklarımız vardı. Kaşıkçı cinayeti büyük bir travma yarattı. Türkiye'nin o dönemde üstüne düşeni fazlasıyla yaptığını düşünüyorum. Bu olaydan dolayı Suudi Arabistan'la ilişkilerimiz ciddi yara aldı. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında böyle bir cinayete kurban gitmesi es geçilecek, üzeri örtülecek bir şey değildi.

'AİLESİNİN BİR DAVA SÜRECİ OLMADI'

Bir başka ülkenin vatandaşlarının yargılanması söz konusu burada. O kişilerle ilgili Suudi Arabistan'da bir yasal süreç oldu. Dediğim gibi bizim vicdanımızı rahatlatmayabilir. Hukuki açıdan baktığımızda 6076 uygulandı. Diğer ülkeler de diğer türlü girişimler de yapabilirdi. Bir iki yerde kişisel davalar açıldı. Bizim bu davalara dahlimiz söz konusu olmaz. Cemal Kaşıkçı'nın Ailesinin bir dava süreci olmadı. Katılalım, katılmayalım bir yasal süreç işletildi. Bir başka ülkenin vatandaşların yargılanması laf konusuydu. Bununla ilgili adli işlem yapıldı, orada 16 kişiyle ilgili duruşma yapıldı ve cezalar verildi. Dolayısıyla hukuki olarak baktığımızda bu tarafı ihmalkârlık etmek lazım. Siyasi olarak bu mesele asla makul bir şey yok. Türkiye sert tepki verdi, üzerine düşeni yaptı.

Screenshot_3

'KEMAL BEY'İN İFADESİ SAKİL BİR İFADE'

Kemal Bey'in 'üç beş kuruş için yapıldı' ifadesi aslında sakil bir açıklama. Son tahlilde Suudi Arabistan bölgenin önemli aktörü. Bu olaya dek bizim muhakkak konularda bakış ihtilaflarımız olsa bile, böyle bir çatışma dönemine girmedik. ara sıra gösterme ayrılıkları muhakkak olabilir lakin ülkemizin çıkarlarını da göz önünde bulundurmak zorundayız. Türkiye'nin konumu, alan ile ilişkileri, Suudi Arabistan ilişkilerini büyük fotoğrafı görmek zorundayız. Husumetle yönetemezsiniz dış politikayı. Keşke bu durum hiç yaşanmasaydı. Sadece bizim topraklarımızda yok herhangi yerde yaşanmasaydı. Son tahlilde biz de bu davanın mağduru olduk.

İSRAİL İLE NORMALLEŞME SÜRECİ

İsrail'le normalleşme süreci başladı. Türkiye, Filistin davasından vaz mı geçiyor? Değil natürel ki. Dış politikada sıfır toplamlı oyunlar olmaz. Son tahlilde biz sıfır toplamlı bir oyun olmaktan ziyade, 360 derece perspektifinden dış politikaya bakabilmenin olası olduğunu söyledik. Biz Filistin'in işgaline tekrar beri karşıyız, karşı olduğumuzu söylüyoruz. İsrail'de saatlerce ben konuştum. 'Pozisyonumuz bu, ne Kudüs'ü işgal etmenizi tanıyoruz ne Filistin halkına yaptıklarınızı tanıyoruz' dedim. Ramallah'ta sayın Mahmud Abbas'ı ziyaret ettiğimde. Orası rahmetli Arafat'ın fiili cezaevi yaşadığı yerdir. Rahmetli Arafat'ın oturduğu odada sayın Abbas'la görüştük. Abbas 'sizin İsrail ile ilişkileri düzeltmeniz bizim faydamıza' dedi. Sorunları çözerek ilerlemek zorundasınız. 3 yıl baştan başa Suudi Arabistan'la ilişki kurmadık. İsrail'le, ne vakit Filistin halkına saldırı olsa sesimizi yükselttik, büyükelçimizi çektik. Hepsindeki esas ilke hakkı, hukuku korumak. Ülkemizin çıkarlarını, konumunu düşünmek zorundayız. Türkiye'nin enerjik olması mazlum halkların davalarında olmazsa olmaz şarttır. Biz Kudüs'te, Gazze'de, Ramallah'ta olmadığımızda o insanların hakkını kim savunacak?

TAHIL KORİDORUNDA SON KOŞUL NE?

Ülkemizin çıkarını dikkate almak zorundayız. Biz bunu batılılara da söyledik. Bizim Rusya ekonomisine yaptırım uygulamamız Türkiye ekonomisine zarar verir. Yiyecek mevzusunda Türkiye kilit bir konuma geldi. Avrupalı dostlarımız arayıp soruyor. Sevkiyat başlayacak mı diye soruyorlar. Bir gemi Rusya'nın işgalinde olan limandan çıktı. Birkaç gün içinde Zonguldak'a ulaşması bekleniyor. Rusya ve Ukrayna ile müzakerelerimiz sürüyor. İstanbul'da bir koordinasyon merkezi kurulacak. Cümbür Cemaat bu sevkiyatın bir an önce başlamasını istiyor. Rusya ve Ukrayna'nın elinde 40 milyon ton tahıl olduğu söyleniyor. Bu dünyada yüzde 30-35'lik rakama tekabül ediyor. O koridorun belirlenmesi, gemilerin sevkiyata başlaması 3-4 haftalık bir süreç. Bu sevkiyat Türkiye üzerinden yapılacağı için Türkiye stratejik konum elde edecek. O gemiler Boğaz'dan geçecek. Biz nasıl Ukrayna ve Rusya tarafları aralarında ilk kapsamlı masayı İstanbul'da kurduysak, tahıl sevkiyatı konusunda da birincil defa iki ülkeyi bir araya getireceğiz. Biz Rusya'nın işgalini söylüyoruz, açık ve net. Savaş uzadıkça maliyetler çok daha artacak. İki tarafı bir araya getirmek için gayret sarf eden başka bir ülke de yok açıkçası.

'SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ FARKLI OLACAK'

Muhakkak önümüzdeki yıllarda bizi fazla meşgul edecek bir döneme giriyoruz. Çok yönü olan, batıda etkileri olan bir dönem olacak. Savaş bitebilir fakat etkileri öbür bir şekilde devam edecek. Muhtemel sonuçları açısından şüphesiz önümüzdeki 10 yıllarda bizi fazla meşgul edecek bir döneme giriyoruz. Türkiye denge politikasına devam edecek.

NATO ZİRVESİ ÖNCESİ 4'LÜ ZİRVE

Biz İsveç ve Finlandiyalı muhataplarımızla iki görüşme yaptık. Ankara ve Brüksel'de. Dün Cumhurbaşkanımızın NATO Genel Sekreteri ile yaptığı telefon görüşmesine binaen biz Sedat Bey'le yarın Brüksel'e gidiyoruz. Bize kadar görüşme ettiğimiz konuları bir yere getirdik. Buradan geri adım atmamız muhtemel değil. Oradan Madrid'e geçeceğiz. Salı günü NATO Genel Sekreteri'nin isteği üzerine Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Türkiye, NATO, İsveç ve Finlandiya zirvesi yapılacak. NATO zirvesinden önce bu boy olacak. Bu zirveye yeralma pozisyonumuzdan geri adım atacağımız anlamına gelmiyor. Bir görüşme yürütüyoruz. Onlar birtakım adımlar atacaklarını söylüyorlar. Taahhütlerini not ettik. Taahhütte bulunmakla fiziki adım atmak aralarında ayrım var. Bunların hepsinin kayda geçirilmesini istiyoruz. Büyük oranda mutabakat sağladık, anlaşamadığımız birkaç konu var. Doğrudan PKK, PYD, YPG gibi yapılara karşısında açık ve net söylev almalılar. Bu Suriye'deki PYD ve YPG ile ilişkiyi de kapsıyor.

Biz NATO'daki diğer müttefiklerimizle bu konuda anlaşamadığımız için aralıksız gündeme getiriyoruz. Gerçekte İsveç ve Finlandiya ile gündeme gelmesi daha büyük ağız dalaşı olsun istiyoruz. Biz NATO'nun dilinden memnun değiliz, PYD, YPG'nin PKK olduğunu hepiniz biliyorsunuz, inkar etmeyin dedik. ABD'nin resmi yazışmalarında PKK'nın PYD'nin uzantısı olduğunu cümbür cemaat biliyor. Bizim aklımıza hakaret etmeyin. Bu konuda bizi ikna edemezsiniz diyoruz."

Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum