'Adalet Nöbeti'ndeki hasta tutuklu ve mahpus yakınları: Cezaevlerinden cenazeler çıkmasın

Pandemi sebebiyle geçen sene cezaevlerinde birçok adli tutuklu ve mahpus, Covid-19 iznine çıkarıldı.

'Adalet Nöbeti'ndeki hasta tutuklu ve mahpus yakınları: Cezaevlerinden cenazeler çıkmasın
25 Kasım 2021 - 15:54

Pandemi sebebiyle geçen sene cezaevlerinde birçok adli tutuklu ve mahpus, Covid-19 iznine çıkarıldı. TBMM'de yapılan son görüşmelerle bu izin 31 Mayıs'a değin uzatıldı. Bu izinden yararlanamayan siyasi tutsak ve hükümlülerin durumunda ise herhangi bir değişim yapılmadı.

Siyasi suçlardan tutsak ve hükümlü mahpusların aileleri, sağlık durumu özürleri nedeniyle yakınlarının özgürlük bırakılması talebiyle Diyarbakır Barosu hizmet binasında oturma eylemine başladı.

Sekiz aileyle devam eden ve ''Hak Nöbeti' adı bahşedilen eylem, 10. gününde.

Mahpus annelerinin ağırlıkta olduğu eylemde, yaşamsal tehlikesi olan tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılması ya da adli mahkumlar gibi Covid iznine gönderilmesi istek ediliyor.

Diyarbakır'daki birçok sivil toplum örgütü temsilcisinin de ziyaret ettiği aileler, daha pozitif ailenin katılımıyla taleplerini daha dinç duyurabileceklerine inanıyorlar.

İnci Güler Altındağ, 28 yıldır mahpus olan ve müebbet hapis cezası alan ağabeyi Abdülselam Güler için eyleme katılmış. Kalp hastası abisini uzun zamandır göremediğini belirten İnci, son görüşte abisinin nefes alıp vermekte zorluk çektiğini anlatıyor:

"Şu lahza 51 yaşında, cezaevi koşulları fazla zor, başına bir şey gelecek diye elimiz yüreğimizde, kötü bir haber gelecek diye bundan böyle telefonları bile korkarak açıyoruz, rahmetli annem ölünceye değin af çıkar diye umutlandı, biz de cenazesi gelmesin diye korkar ayla geldik."

Pandemide adli mahpuslara tanınan Covid-19 iznine değinen İnci, siyasi tutukluların paketin dışarıya kalmasını adaletli olmadığını söylüyor.

Hasine Güler'in de eşi ve oğlu da müebbet hapis cezası almış. 26 yıldır mahpus olan ve İskenderun cezaevinde tutsak eşi Sıddık Güler'in birçok hastalığı olduğu, Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) alınan "Cezaevinde kalamaz" raporuna rağmen bırakılmadığını anlatıyor.

Yaşlı kadın, eşinin iki kez korona olduğunu ve fazla ağır atlattığını belirtiyor. Aileye daha yakın olması için Diyarbakır Cezaevi'ne nakil talepleri ise reddedilmiş. Kendisinin de çoğu afiyet sorunu olduğunu söyleyen Hasine Güler, bu yüzden uzun zamandır eşini ve oğlunu görmeye gidemediğini söylüyor:

"Eşimin afiyet kötü, onu en son üç yıl önce ziyaret edebildim, görüşe tekerlekli sandalye ile gelebildi, hemen durumu daha da kötüymüş. Çoğu hastalığı var, hastaneye son gidişinde elleri kelepçelenince gitmek istememiş. Korona çok fena etkilemiş, su içmeyi bile unutur ülkü gelmiş."

Adaletten başka bir taleplerinin olmadığını söyleyen Hasine Güler, ihtiyar eşinin kendi ihtiyaçlarını gidermeyecek durumda olduğunu vurguluyor ve ekliyor:

''Yeter ki onu bıraksınlar, tedavisini evde biz yapabiliriz.''

Feyziye Kolakan'ın oğlu Ahmet de 28 yıldır hapiste. Oğlunun yürek, böbrek, tansiyon, mide gibi çoğu hastalığının olduğunu söyleyen ihtiyar bayan, "böylece fazla dertliyim ki üç gün üç gece anlatsam bitmez" diyor.

Maddesel imkansızlıklardan nedeniyle seyrek aralıklarla ziyaretine gidebiliyormuş, pandemi de eklenince dört yıldır onu görememiş. "Bandırma çok uzak, ben de fakir bir insanım, üç dört yılda bir ama ziyarete gidebiliyorum. Oğlum gibi binlerce hasta mahpus var, çocuklarımız ölmeden bağımsızlık bırakılsın istiyoruz" diyor.

Aileleri ziyaret eden Türkiye İnsan Hakları Vakfı yöneticilerinden Murat Aba, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada, cezaevlerinde birçok ihlalin yaşandığını bahis etti. Aba'ya tarafından, pandemi nedeniyle uzun süredir hastanelere gidiş gelişte birçok adalet ihlali yaşanıyor:

"Kişi cezaevine girerek zaten cezasını çekiyor fakat bunun yanına insan olmaktan kaynaklı birçok hakkı elinden alınıyor. Çoğu cezaevinde avukat ve müvekkil görüşmeleri artık telefonla yapılıyor ve telefonun öteki ucunda hapishane idaresi var. Hasta mahpuslar için randevular fazla geç veriliyor, muayeneye bile elleri kelepçeyle götürülüyorlar."

İHD: Cezaevlerinde ağır hasta 604 mahpus var

Canice ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün verilerine tarafından Türkiye'de 267 kapalı, 780 müstakil açık ceza infaz kurumu, 4 çocuk eğitimevi, 9 bayan kapalı, 7 bayan açık, 7 çocuk kapalı cinayet infaz kurumu olmak üzere toplam 374 cinayet infaz kurumu bulunuyor.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'nin cezaevleriyle ilgili hazırladığı yıllık rapora tarafından Türkiye cezaevlerinde 604'ü ağır 1605 hasta mahpus var.

Bakanlığın hasta mahpusların sayısıyla ilgili yaptığı devlete ait bir açıklama yok. Bu konuyla ilgili Yargı Bakanlığı'na sorduğumuz sorulara da yanıt alamadık.

Meclis Tasarlama ve Bütçe Komisyonu'nda Yargı Bakanlığı ve emrindeki kuruluşların bütçe görüşmelerinde cezaevleriyle ilgili sorunlar da gündeme geldi. Adli Tıp Kurumu raporlarıyla ilgili gelen eleştirilere Hak Bakanı Abdulhamit Gül şu yanıtı verdi:

''Bu konu egemen kararıyla değil, doktor kararıyla sonuçlandırılıyor, yönetimsel bir karar yok, Hipokrat yemini etmiş doktorlarla ilgili'.'

Bakan Gül hem cezaevlerinde açık görüşün de 1 Aralık'ta başlayacağını duyurdu.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun soru önergelerine verdiği yazılı yanıtlara göre 24 Ocak 2013-12 Eylül 2019 tarihleri aralarında sıhhat kurulu raporuyla terhis edilen hükümlü ve esir sayısı 1582.

Bir diğer önergeye verdiği yanıta kadar 8 Temmuz 2019 ve 13 Temmuz 2020 tarihleri aralarında cezaevlerinde hayatını kaybeden hükümlü ve tutuklu sayısı ise 276.

Ayrıca kanser hastası tutsak ve hükümlü sayısı ile ilgili bakanlığın elinde bir istatistik olmadığı bilgisi de önergeye eklenen bilgiler aralarında.

83 yaşındaki ağır hasta mahkum Mehmet Emin Özkan'ın ailesi: Son günlerini rahat içinde geçirsin Avrupa Konseyi: Esir oranı en yüksek ülke Türkiye Cezaevlerinde 'iyi halden tahliye' talepleri niçin reddediliyor?

Cezaevlerinde C**ovid**

Bakanlığın üçer aylık periyotlarla yaptığı ve en son Ekim ayında yayımladığı Covid-19 bilgilendirmesine göre, salgının Türkiye'de etkili olduğu 14 Mart 2020 tarihinden bu yanlamasına hayatlarını kaybeden 27 mahkum ve tutuklunun, kronik rahatsızlıkları sebebiyle, salgın öncesi ve esnasında hastanelerde tedavi altına alındıkları, 18 hükümlünün Covid-19 virüsüne alt olarak bağışıklık sistemlerinde gelişen komplikasyonlar sebebiyle hayatlarını kaybettikleri belirtiliyor.

Ekim 2021 itibarıyla 254 canice infaz kurumunda 851 Covid-19 vakası var.

Açıklamanın devamında 70 mahkum ve tutuklunun hastaneye yatırıldığı, birinin yoğun bakımda olduğu, 781'nin de herhangi bir semptomu bulunmadığı belirtiliyor.

2021 yılı Ekim ayı itibarıyla canice infaz kurumlarında ikinci doz aşı olan hükümlü ve tutukluların oranı yüzde 80.

Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum