30 kişinin hayatını kaybettiği binanın müteahhidi: Ben müteahhit değildim

İzmir ’de 30 Ekim 2020 ’de meydana gelen 6.6 ’lık depremde 30 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı Bayraklı ilçesinde yıkılan Emrah Apartmanı ile ilgili sorumlular dominant karşısına çıktı.

30 kişinin hayatını kaybettiği binanın müteahhidi: Ben müteahhit değildim
29 Kasım 2021 - 22:33

İzmir ’de 30 Ekim 2020 ’de meydana gelen 6.6 ’lık depremde 30 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı Bayraklı ilçesinde yıkılan Emrah Apartmanı ile ilgili sorumlular dominant karşısına çıktı.

İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutsak sanık binanın statik-betonarme proje müellifi ve fenni mesulü Turgay Akkoçlu, tutuksuz sanıklar müteahhit Hayati U. ile binanın sürveyanı H.B.S. ve taraf avukatları ile müştekiler katıldı. Duruşmada ifadesi alınan tutsak davalı Turgay Akkoçlu, binayı 1975 deprem yönetmeliğine uygun şekilde yaptığını ve İnşaat Mühendisleri Odası tarafından özenle incelenerek uygun bulunduğunu ve inşaat ruhsatı verildiğini söyledi.

Sanık Akkoçlu, "Proje müellifi olarak sorumluluğum yoktur. İnşaat yapımı müteahhit, şantiye şefi ve taşeronlara aittir. İmar Kanunu, fenni mesule inşaatın projeye uygun bir şekilde yapılmasını temin etmek sorumluluğunu verir. Fenni mesuller müteahhidin elemanı değildir, kanun gereği atanırlar, gereklilik halinde gelip kontrol ederler. Fenni mesuliyeti inşa ruhsatıyla başlayıp, yapı faydalanma belgesi ile sona eriyor. ’Fenni mesul malzeme alımı, satımı yapmaz, müteahhitlik, şantiye şefliği yapmaz ’ der İmar Kanunu ’nda. Almadığım malzemeden nedeniyle sorumluluk sahibi tutulamam. Alınan karot sayısını beceriksiz görüyorum. Bütün gün çalışmadığı için fenni mesuller o günlerden sorumluluk sahibi tutulamaz. İfade tutanaklarına tarafından 2005 ’te binada çatlaklar oluşmuş. 2005 ’e değin 4 ila 6 şiddetinde 55 adet depreme maruz kalmış. Bazıları 5 ’in üzerindedir. Binalar depreme karşısında koyarken çatlaklar oluşturur. Emrah Apartmanı da 2005 yılında çatlayarak gücünü göstermiştir. Bu çatlaklar bilimsel araştırma yapılmadan bakımsız veya yanlış yöntemler uygulanmıştır. Binayı bütün haliyle ele almak gerekir. Uzmanlarca tüm haliyle ele alınmamıştır. Binalar çatladığında önlem alınması gerekir. Beton ve etriyelerle ilgili suçlamalar vardır hakkımda. Binanın yıkılışını sadece beton ve etriyelere bağlamak doğru değildir" dedi.

MÜTEAHHİT DEĞİLMİŞ

Tutuksuz yargılanan sanık yapı müteahhidi Hayati U. ise, binanın müteahhidi olmadığını savunarak, "Ben yalnızca kooperatif müdürüyüm. Daha önceki depremde İzmir Bayındırlık İl Müdürlüğü ’nden heyet geldi ve binadaki sorunlarla ilgili olarak, ’Sıva çatlağıdır, binada oturulabilir ’ dediler. Böyle bir rapor verdiler. 25 yıl oturdum o binada. Benim bir sorumluluğum yoktur.

Kalfaya barbar inşaat olarak verdik. Kalfanın işini içten yapıp yapmadığını fenni mesulü denetler. Kalfa ’demir döşendi ’ der, biz fenni mesulü çağırırız. Kooperatif adına imza yetkisi olan tek kişi bendim" dedi.
Savunması alınan tutuksuz davalı H.B.S., rahatsızlıkları nedeniyle mahkemede güçlükle konuşabildi. H.B.S., "Ben binanın sürveyanı değilim, imzanın nasıl atıldığını hatırlamıyorum" dedi.

"BETON UFALANIYORDU"

Sanıkların savunmalarının alınmasının arkasından müştekilerin beyanları dinlendi. Müşteki Ö.N.B., depremde anne babasını kaybettiğini açıklama ederek, bildiği tek tadilatın mantolama ve boyama olduğunu söyledi. Sanıklardan şikayetçi olduğunu gösteren Bayır, "Depremden sonradan gördüğüm tek şey bir kum tepesiydi. Elimize aldığımızda beton ufalanıyordu" dedi.

Müşteki H.İ. ise depremde 10 yaşındaki kızını kaybettiğini belirterek, "Sanıklardan binayı yapan Hayati U. ’ya her depremde binanın sağlamlığını sormuştum. ’Sen hiç merak etme, bu binayı sağlam yaptık, ben de geçmişte depremde torunumu kaybettim ’ dedi. 3,5 milyonluk şehirde yalnızca 5 yapı yıkılıyorsa önemli ihmalkârlık vardır. Bomba atsanız yapı bu hale gelmez. Geçmişte yalnızca zelzele çatlaklarını kapatmak için epoksi yapıldığını biliyorum. Sanıklardan şikayetçiyim" dedi.

"BANA DEĞİL, ALLAHA GÜVENİN"

Depremde eşini kaybeden Recai Argüder ise şunları söyledi:
"Eşim depremden çok korkuyordu, en korktuğu vefat şekliydi. Bir keresinde Hayati U. ’ya ’Ağabey, bu yapı sağlam değil mi, sana güveniyoruz ’ demişti ve Yaşamsal U. da, ’Bana değil, Allah ’a güvenin ’ demişti. O zaman biz onun şaka yaptığını zannetmiştik, fakat olmadığını maalesef sonradan anladık" biçiminde beyanda bulundu.

Savunma ve beyanların alınmasının peşinde mahkeme savcısı Yaşamsal U. ’nun tutuklanmasını, Turgay Akkoçlu ’nun ise tutukluluk halinin devamını istek etti. Mahkeme heyeti, Akkoçlu ’nun tutukluluk halinin devamına, Yaşamsal U. ’ya konutu terk etmemek biçiminde adli kontrol uygulanmasına karar vererek duruşmayı yarına erteledi. (İHA)


Haber Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Kars Haber Yerel Kategorileri de mevcuttur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum