http://www.ekinatagrandtoprakhotel.com/

Emperyalist devletlerin özellikle de ABD militarizminin her türlü haydutluğunun şemsiyesi görevi yaptığı, hatta ona meşruiyet kazandırdığı netleşmiştir.


Daha önce yine bu sitede yayımlanan “Patlamış Mısır” isimli makalemde ABD’nin BOP’u (Büyük Ortadoğu Projesi) hayata geçirmeye başladığını yazmıştım. Emperyalistler süreci dizayn ederken Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun yüreğinde patlayan halk ayaklanmalarının –ki parmakları vardı bu ayaklanmalarda, onların haklı isyanlarını gölgeleyeceği kaygısını taşımıştım. Mısır ve Tunus’a baktığımızda gelinen süreç korkarım ki kaygılarımı haklı çıkarmıştır.


Havada akbaba varsa et temiz değildir, Ortadoğu’nun göğünde emperyalist akbabalar görünmeye başladığında bu tespiti yapmıştım. Ardından Mısır Akbabası devreye girecek ve eti Safir karıncaları misali ustaca kemiğinden ayıracaktı. Tam da öyle oldu. ABD’nin lehine sular duruldu. Beklentim ise Ortadoğu her türden dezenformasyona karşın kendi iç dinamiğine güvenirse yeni bir dünya doğurur. Aksi durumda ABD’nin askeri uşaklarının “Demokrat Diktatörlükleri”ne teslim olur idi.


Enerji savaşının dayanılmaz çekiciliği…


Anımsanırsa 1996 yılında Türkiye de yapılan Habitat toplantısında ABD Başkanı Bill Clinton bu yüzyılın enerji yüzyılı olacağını, ulusların kendini bu gerçeğe göre konumlandırması gerektiğini deklere etmişti. İşte bugün olan tamda budur. Enerjinin yeniden paylaşım savaşı…


ABD Libya petrol sahasında yoktu, bu nasıl olurdu? Üstelik Çin Ortadoğu özellikle de Kuzey Afrika’da nüfusunu yoğunlaştırıyordu. Dünya enerjisinin % 75’i Afrika, Ortadoğu ve Asya coğrafyasında bulunmaktaydı. Enerjinin “kontrolü”, güçler dengesinin konumuna göre yeniden dizayn edilmeyi zorunlu kılmaktaydı. Her emperyalist devlet, gücü oranında bu dengede yerini almak istemesi kaçınılmazdı. II. Dünya paylaşım savaşı iki kutuplu dünya yaratmıştı, yeryüzü bu güçler dengesince paylaşılmıştı. Fakat Sovyetler Birliği’nin çözülmesiyle yeryüzü yeniden paylaşıma gebe kalmıştı. Çünkü bugün Çin, Hindistan ve Brezilya ABD ile yaşlı Avrupa’nın yanı sıra sahaya çıktılar (indiler). Dünya bu yeni güçler dengesi gerçeğinden, enerji yüzyılını yeniden şekillendirmeli, paylaşmalıydı . Olan tam da budur; Türkiye gibi emperyalistleşmeye başlayan devletlere de taşeronluk rolü düşmekteydi bu resimde.


Emperyalistlerin gelişen teknolojilerini satabilmeleri için Ortadoğu pazarını da değiştirmeleri gerekiyordu, buralardaki üretim ilişkileri ne yazık ki yeni üretim araçlarına ayak bağıydı. Müdahale etmezlerse başka devrimlere gebeleşecekti. Bugünkü müdahaleler temelde tam da bu amacı gütmektedir. Kaçınılmaz değişimleri kendi lehlerine çevirmek, o nedenle demokrasi havariliğine soyunmaktadırlar. Oysa kapitalist tarih, emperyalistlerin iki yüzlü ve çifte standartlı politikalarının tarihidir. Bahreyn, Suriye ve Yemen politikaları bunun tipik örneğidir. Ayrıca adını andığım bu ülkelerde emperyalistlerin böl-yönet mantığıyla iç savaş çıkarmaları gerçeği de söz konusudur. Irak gerçeğinden ağzı yanmıştır.


Libya işgal girişimi derin analizlere ihtiyaç duymayacak kadar nettir. Pazar yaratmanın yanı sıra petrol rezervinin iştah kabartacak kadar bolluğudur. Bilinenin yani dünyayla paylaşılanın tam beş katıdır Libya topraklarındaki petrol rezervi. Üstelik kalite anlamında en iyisidir, ayrıca batıya yakınlığıyla da karlıdır. İtalya Başbakanının el öpmesi Fransa Faşisti Sarkozi‘nin sarayda çadır kurup ağırladığı ve kirli ilişkiler kurması bu gerçeğin hatırınadır. Yoksa 32 aşiret dişiyle feodal düzende yaşayan Libya’ya demokrasi getirme sevdası değildir. Olmayacağını onlar daha iyi bilmektedir. Irak, Afganistan ve Pakistan ortada duruyor. Tam da bu 32 dişli Libya ağzı, öz başını yemek üzereyken…


İnsan ve insanilik asla bu işgal savaşının hiçbir yerinde yoktur. İnsansız uçaklarla insanın savaşında galibiyet, tabi ki yüreksiz makinelerin olacaktır. Emek, sermaye ve akıl silaha ve onun sanayisi için hizmete sokulmuştur. Tek amaç ise emperyalist ve AD militarizminin çıkarı için insanların acımasızca ölümü… Savaşın tek galibi savaşın ta kendisidir. Ancak bu tartışılmıyor, Kaç füzenin bilmem kaç milyar dolara mal olduğu, kaç insana değil gerçeği beyinlere kazınıyor. Demek ki emperyalistler yatırım yapıyorlar bu savaş sahasına. Kaz gelecek yerden ördeği esirgemiyorlar. Petrol gelecek yerden insan kanı esirgenmez, alçak mantıkları tam da budur.


Tsunamiyi bile unutturdu bu haydutlar, gündem değiştirme, belirleme güçleri… İnsanlıktan nasıl bahsedebilirler? Madem çok insanlar, bunca savaş harcamasını Japonya’daki yardıma muhtaç felaketzedelere aktarsınlar ya… Kimi kandırıyorlar bu sabıkalılar? İnsan kanıyla beslenen drakulalar! Fransa, özrünü bile dilemediği Cezayir’deki haklı bağımsızlık savaşında 1.5 milyon insandan fazla sivil halkının kitlesel katili mi Libya halkını düşünecek? Anglosaksonların karanlık ve açık geçmişlerindeki insanlık düşmanı sabıkaları saymakla bitmez. İkiyüzlü canavarlar bugün Libya da sivilleri öldürüyorlar, hem asker insan değil mi?
Gönlümle dilerim Libya halkı kendi iç dinamiklerine güvenir, Ömer Muhtar onuru ve kahramanlığı ile Nasır ve Ho şi Mih Ustaların bağımsızlık karakterli politik inancıyla Libya’yı “Viyatnam”laştırır. Savaşa girmek, çıkmak kadar kolay değildir savaştan, hele de Ortadoğu bataklığından… Yaşasın Ortadoğu halklarının haklı savaşı!
 

Okunma : 913


TUNAY BOZYİĞİT - Yazarın Diğer Yazıları
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SERHAT TV BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol


Copyright © 2011-2017 Tüm hakları saklıdır. SerhatTV.Com.Tr
İletişim : 0474 223 7039 Reklam : 0541 861 38 41 E-Mail : info@serhattv.com.tr
Yazılım & Tasarım : Aladağ Bilişim